Üye Girişi

Sağlık profesyonellerine özel hazırlanmış içeriklere erişebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Henüz üye değilseniz lütfen üye ol seçeneğine tıklayın.

Giriş Yap Üye Ol
Şifremi Unuttum
Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

Tip 1 Diyabette Güncel Tedavi Yaklaşımları

Tip 1 diyabetin en temel ve ayırt edici özelliği, β-hücrelerinin hiç ya da sıfıra yakın derecede az çalışması olduğu için, tip 1 diyabetli bireylerde insülin tedavisi çok önemlidir. İnsülin yetersizliğiyle hastalarda önce hiperglisemi (poliüri, polidipsi, kilo kaybı vb.) başlar, ardından da kilo kaybı, hipertrigliseridemi, ketozis ve asidoz gelişerek yaşamları tehlikeye girer.

Tip 1 diyabetli yetişkinlerde HbA1C hedefi ≤%7 (58 mmol/mol), açlık ve öğün öncesi kan şekeri 80-130 mg/dl ve öğün sonrası 2. saatte kan şekeri <160 mg/dl olmalıdır. Diyabet geçmişi kısa, komplikasyonları olmayan, genç veya gebelik planlayan ya da gebe olan tip 1 diyabetlilerde glisemik hedefler daha sıkı olmalıdır (örn. A1C <%6-6.5; 42-48 mmol/mol). İleri yaşta olan, hipoglisemi riski yüksek, komplikasyonları ve eşlik eden sağlık sorunları bulunan hastalarda ise glisemik hedefler daha esnek (örn. A1C <%7.5-8.5; 58- 69 mmol/mol) olmalıdır. Tip 1 diyabetli hastalarda her 3 ayda bir HbA1C takibi yapılmalıdır.

Tip 1 diyabette birinci ve ikinci faz insülin salınımı olmadığından bazal ve bolus (prandiyal) insülin injeksiyonları ile normal fizyolojik insülin salınımı taklit edilmeye çalışılır. Bir çok hastada bazal-bolus insülin injeksiyonları ya da cilt altı insülin pompası sürekli insulin infüzyonu şeklinde yoğun insülin tedavisi uygulanması gerekir. Çoklu doz insülin injeksiyon tedavisiyle insülin pompa tedavisini karşılaştıran araştırmalar, pompa lehine minimal bir fark olduğunu göstermektedir. Son yıllarda geliştirilen sensör destekli ve düşük glisemi eşiğinde durma özelliği olan insülin pompalarının kullanılmaya başlanması tip 1 diyabetli hastalarda HbA1C artışı olmaksızın, noktürnal hipoglisemi sıklığı azalmıştır.

Tip 1 diyabette insülin ihtiyacı 0.4-1.0 IU/kg/gün arasında değişir ve ortalama doz 0.5 IU/kg/gün civarındadır. Günden güne emilim değişkenlikleri NPH insüline göre daha az olduğu ve pik yapmadıkları için bazal insülin olarak uzun etkili insülin analogları tercih edilmelidir.

Uygun şekilde eğitilmiş olan ve özellikle karbonhidrat sayımı eğitimi almış olan tip 1 diyabetli hastalarda hızlı etkili analog insülinlerin biraz daha az hipoglisemiye yol açtıkları gösterilmiştir.

Bolus insülin dozları öğündeki karbonhidrat miktarına ve fiziksel aktivite durumuna göre ayarlanmalıdır. Bolus insülin dozunun düzenlenmesinde, uygulama sırasındaki kan şekeri düzeyi göz önüne alınmalı, insülin düzeltme faktörü hesaplanarak doz ayarlanmalıdır. Son yıllarda öğünün kapsadığı yağ ve protein miktarlarının da bolus dozunun hesaplanmasında dikkate alınması önerilmektedir. Uygun hastalara yağ ve protein sayımı da öğretilmelidir.

Tüm tip 1 diyabetli hastalara evde glukoz izlemi ve uygun koşullarda olan hastalara ek olarak sürekli glukoz izlemi konusunda eğitim verilmelidir. Hastalara insülin tedavisinin nasıl uygulanacağı ve nasıl takip edileceği öğretilmelidir. Tip 1 diyabetli hasta ve yakınları hipoglisemi belirtileri ve tedavisi konusunda eğitilmeli ve glukagon injeksiyonunu nasıl yapacaklarını öğrenmelidir. Bu hastalara karbonhidrat sayımı ve insülin düzeltme faktörünün nasıl hesaplanacağı eğitimi de verilmelidir.

Tip 1 diyabet tedavisinde insülin ihtiyacını azaltmak ve glisemik kontrolü iyileştirme amacı ile metformin, akarboz, pramlintid, glukagon benzeri peptid 1 reseptör analoğu (GLP-1A), dipeptidil peptidaz 4 inhibitörü (DPP4-İ), pioglitazon (PİO) veya sodyum glukoz kotransporter 2 inhibitörü (SGLT2-İ) gibi antihiperglisemik ilaçların, insüline ek olarak kullanılabilmesi yönünde çalışmalar sürmektedir. Bu ilaçlardan sadece akarboz ülkemizde tip 1 diyabetli hastalarda kullanım endikasyonuna sahiptir.

Başarılı bir pankreas ve adacık transplantasyonuyla tip 1 diyabetli hastalarda glukoz düzeylerinin normalleştirilmesi ve mikrovasküler komplikasyonların azaltılması mümkündür. Ancak bu hastalarda doku reddini önleyebilmek için ömür boyu immünosupresyon uygulanması gerekeceği göz ardı edilmemelidir.1

Medikaynak Referanslar

  1. American Diabetes Association. Pharmacologic approaches to glycemic treatment: Standards of Medical Care in Diabetes-2021. Diabetes Care 2021;44(Suppl. 1):S111–S124.
  2. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, DİABETES MELLİTUS VE KOMPLİKASYONLARININ TANI, TEDAVİ VE İZLEM KILAVUZU, 2020, 14. Basım.