Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Metastatik Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) Tedavisinde İmmünoterapiler

Dünyanın dört bir yanında yapılan kanser çalışmalarını destekleyen ve onkoloji alanındaki farklı branşlardaki hekimleri bir araya getiren Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği (ESMO) kongresi, bu yıl 27 Eylül – 1 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Barcelona şehrinde gerçekleşti. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri en sık görülen akciğer kanseri türlerinden biri olup tanıların yüzde 85'ini oluşturmaktadır. Sağkalım oranları ise teşhis sonrası kanserin evresine ve türüne göre değişiklik gösterir. Yapılan çalışmalar sonucunda metastatik akciğer kanseri teşhisi konan hastalar için beş yıllık sağkalım oranı yaklaşık yüzde 5’lerdedir.

İmmüno-onkolojik ilaçların daha önce tedavi platin bazlı kemoterapi almış ve progresyon göstermiş hastalarda 2. basamakta PD-L1 seviyesinden bağımsız olarak dosetaksele kıyasla genel sağkalımı hem klinik hem istatistiksel olarak anlamlı şekilde attırdığı gösterilmiş idi. Ülkemizde de Atezolizumab ve Nivolumab daha önce 1 basamak tedavi almış ve progresyon göstermiş metastatik KHDAK hastalarında PD-L1 düzeyinden bağımsız olarak onay almıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda Checkpoint inhibitörlerini metastatik KHDAK hastalarında daha erken basamakta kemoterapi ile kombine verdiğimizde genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalımı histolojik alt tipten ve PD-L1 düzeyinden bağımsız olarak arttırdığı ortaya konmuştu. ESMO 2019 kongresinde daha önce tedavi edilmemiş PD-L1 (+) metastatik KHDAK hastalarında Checkpoint inhibitörleri kemoterapinin yerini alabilir mi sorusunun cevabını aradığımız faz 3 çalışmalar yayınlandı.

PD-L1 pozitif hastalarda tüm grupta checkpoint inhibitörlerinin en az kemoterapi kadar etkin olduğu ve PD-L1 seviyesi (≥%50) yüksek olan hastalarda platin bazlı kemoterapi kombinasyonuna kıyasla sağkalımı anlamlı olarak arttırdığı rapor edildi. PD-L1 düzeyi yüksek hastalarda genel sağkalımın yanı sıra, progresyonsuz sağkalımda, objektif yanıt oranında ve kalıcı yanıt süresinde istatistiksel ve klinik anlamlı olarak daha yüksek olarak bulundu. Aynı zamanda checkpoint inhibitörlerinin özellikle grad ¾ yan etki açısından da daha tolere edilebilir olduğu görüldü. Bu sonuçlar, birinci basamak metastatik KHDAK hastalarında checkpoint inhibitörlerinin PD-L1 pozitif hastalarda standart tedaviye göre faydasını ortaya koymaktadır.

Referanslar

  1. U.S. National Institute Of Health, National Cancer Institute. SEER Cancer Statistics Review, 1975–2016.
  2. Rittmeyer, et al. Lancet 2017, DOI:https://doi.org/10.1016/S0140-6736(16)32517-X
  3. Borghaei et al. N Engl J Med 2015;373:1627-39, DOI: 10.1056/NEJMoa1507643
  4. Brahmer et al. N Engl J Med 2015; 373:123-135, DOI: 10.1056/NEJMoa1504627
  5. TECENTRIQ Kısa Ürün Bilgisi (KÜB)
  6. Opdivo Kısa Ürün Bilgisi (KÜB)
  7. Tun et al. Future Sci. OA (2019) 5(9), FSO421
  8. Spigel, et al. ESMO 2019 (Abs LBA78)

Doç. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur

Hakkında

Tıp fakültesi ihtisasını ve İç hastalıkları uzmanlık eğitimini Ankara Hacettepe Tıp Fakültesi'nde tamamlamış olup, tıbbi onkoloji yan dal eğitimini Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlamıştır. Doç. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, şu an Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin akademik kadrosunda yer almakla beraber hastalarına Ankara Şehir Hastanesi'nde bakmaktadır. Doç. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur pek çok ulusal ve uluslararası klinik çalışmada araştırıcı olmakla beraber kolon, meme, akciğer ve pek çok farklı kanser tiplerindeki yayınlarda yazar olarak yer almaktadır.

Tüm yazıları için tıklayınız