Üye Girişi

Sağlık profesyonellerine özel hazırlanmış içeriklere erişebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Henüz üye değilseniz lütfen üye ol seçeneğine tıklayın.

Giriş Yap Üye Ol
Şifremi Unuttum
Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Artboard
Medikaynak Rxmediapharma

Akciğer kanseri (AK), dünya çapında kanser ölümlerinin önde gelen nedenidir. 2019'da istatistikler, sırasıyla tüm kanserlerin %12,9'unu ve %23,5'ini oluşturan yaklaşık 228.150 yeni vakanın ve 142.670 AK ölümü olacağını göstermiştir. Uzmanlar geç evre akciğer kanseri ve metastatik akciğer kanseri teşhisi konan hastalar için 5 yıllık sağkalım oranlarının sırasıyla %16,8 ve < %5, bununla birlikte, lokal evredeki hastalar için 5 yıllık sağkalım oranının %54 olduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle, olabildiğince erken tanının AK hastalarının hayatta kalma oranını iyileştirmenin en etkili yolu olduğu bildirilmiştir.

Şimdiye kadar, düşük doz sarmal bilgisayarlı tomografi (LDCT) ve sıvı biyopsi gibi AK teşhisinde kullanılan çok sayıda teknoloji bulunmaktadır. Yüksek yanlış pozitifler, gereksiz testler, daha yüksek ekonomik ve metal basınçları göz önüne alındığında, LDCT rutin bir yöntem olarak klinik muayenede sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle, radyolojik özelliklerle birlikte kanda tümör biyobelirteç tespiti, son on yıllarda AK teşhisi için yaygın yöntemler olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte, çözülebilir sitokeratin 19 fragmanı (CYFRA21-1), CEA, nöronspesifik enolaz (NSE), kanser antijeni-125 (CA-125) ve skuamöz hücreli karsinom antijeni (SCCag) gibi bazı geleneksel tümör belirteçleri, esas olarak çeşitli AK türlerini ayırt etmek ve kanser hastalarının prognozunu tahmin etmek için kullanılmasına karşın yetersiz duyarlılık ve özgüllük nedeniyle erken aşamada AK’yi teşhis edemediği bildirilmiştir. Bu nedenle bilim insanları, AK'nin hayatta kalma oranını iyileştirmek için daha erken bir zamanda yüksek riskli bireylerin teşhisinde kullanılabilecek, invazif olmayan, daha düşük maliyetli ve mükemmel tanısal faydaya sahip biyobelirteçler aramanın aciliyetine dikkat çekmişlerdir.

Son yıllarda birçok araştırmacı, erken aşamadaki geniş bir kanser hastası koleksiyonunun ilgili otoantikorları oluşturmak için humoral bağışıklığı uyaran proteinin aşırı ekspresyonuna yol açabileceğini keşfetmiştir. Bu proteinlere, örneğin apoptozu inhibe eden, hücre döngüsünü düzenleyen, kanser metastazını teşvik eden vb. biyolojik süreçlerde yer alan tümör ilişkili antijenler (TAA'lar) adı verilmiştir. Ayrıca, TAA'ya karşı bu otoantikorlar, yani TAAb'ler, erken aşamada ortaya çıkmaktadır.

EGFR mRNA ekspresyon seviyesi

Yapılan bu yeni çalışmanın amacı, akciğer kanseri tanısında otoantikorun epidermal büyüme faktör reseptörüne (EGFR) olan potansiyel etkisi ve antikorun EGFR mutasyonları ile ilişkisini araştırmak olarak açıklanmıştır. Enzime bağlı immünosorbent deneyi (ELISA), 254 AK hastasından ve 222 normal kontrolden (NC'ler) alınan serumlarda EGFR'ye karşı otoantikor düzeyini saptamak için gerçekleştirilmiştir. Ayrıca EGFR'nin mRNA ve protein seviyeleri sırasıyla Gen İfade Profilleme Etkileşimli Analiz (GEPIA) ve İnsan Protein Atlası (HPA) veri tabanında incelenmiştir.

AK'de EGFR'ye (anti-EGFR) karşı otoantikor seviyesinin, farklı AK türlerinde bile NC'dekinden açıkça daha yüksek olduğu bildirilmiştir. NC'li AK hastaları karşılaştırıldığında anti-EGFR eğrisi altındaki alanın (AUC) 0.695 iken karsinoembriyonik antijenin (CEA) eğri altında kalan alan değerinin 0.681olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca AK'yi teşhis etmek için, anti-EGFR'yi CEA ile entegre ederek eğri altında kalan alanı 0,784'e kadar çıkmış olmakla birlikte EGFR'ye karşı otoantikor ekspresyon seviyesinin, EGFR gen mutasyonu olan ve olmayan AK hastaları arasında hiçbir fark göstermediği bildirilmiştir. Araştırmacılar EGFR mRNA ekspresyon seviyesinin, normal dokulara kıyasla skuamöz hücreli karsinom (SCC) dokularında açıkça yukarı regüle edilmiş olmasına karşın adenokarsinomda (ADC) yukarı regüle edilmediğini belirtmişlerdir.

Sonuç olarak çalışma, anti-EGFR'nin AK teşhisi için potansiyel bir biyobelirteç olabileceğini doğrulamış olmakla birlikte klinik çalışmada CEA'nın tanısal değerini artırabileceği bildirilmiştir.

Medikaynak Referanslar

Wang Y, Liu F, OuYang S, Liu M, Zhang X, Wang P, Zhao C, Zhang L, Dai L. Humoral immune response to epidermal growth factor receptor in lung cancer. Immunol Res. 2021 Feb;69(1):71-80. doi: 10.1007/s12026-021-09174-8. Epub 2021 Jan 25. PMID: 33495907.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler