ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Akıllı Telefon Bağımlılığı Beyinin Kimyasını Bozuyor

Bilim insanları akıllı telefon ve internet bağımlılığının beyin kimyasında bir dengesizliğe yol açtığını gösterdiler
09 Ocak 2018

Yakın tarihli bir araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 46'sı akıllı telefonları olmadan yaşayamayacağını söylüyor. Bu düşünce açıkça aşırılık içindeyse de, giderek artan sayıda kişi akıllı telefonlara ve diğer haberleşme, bilgi, oyunlar ve ara sıra yapılan telefon görüşmeleri için taşınabilir elektronik cihazlara bağımlı hale geliyor. Özellikle gençlerin, başkaları ile etkileşimde bulunmak yerine telefonlarına bakmak için çok fazla zaman harcayabileceği yönündeki kaygının yanı sıra, beyindeki etkiler ve bu tür alışkanlıkların olası uzun vadeli sonuçları konusunda da çeşitli sorular mevcuttur. Güney Kore Seul'deki Kore Üniversitesi'nde nöroradyoloji profesörü olan Hyung Suk Seo ve arkadaşları, akıllı telefon ve internet bağımlısı gençlerin beynine benzersiz bir bakış açısı kazandırmak için manyetik rezonans spektroskopisini (MRS) kullandı. MRS, beyindeki kimyasal bileşimi ölçen bir MR tipidir. Çalışma, internet veya akıllı telefon bağımlılığı tanısı alan 19 genç (yaş ortalaması 15.5, 9 erkek) ve 19 cinsiyet ve yaşa uygun sağlıklı kontrol içermektedir. Bağımlı gençlerden 12’si, araştırmanın bir parçası olarak, oyun bağımlılığı için bir bilişsel terapi programından değiştirilmiş dokuz haftalık bilişsel davranış terapisi aldı.

Araştırmacılar, internet bağımlılığının ciddiyetini ölçmek için standart internet ve akıllı telefon bağımlılığı testlerini kullandı. Sorular, internet ve akıllı telefon kullanımının günlük rutini, sosyal hayatı, verimliliği, uyku düzenini ve duyguları nasıl etkilediğine odaklandı. Skor ne kadar yüksekse, bağımlılık da o kadar şiddetliydi. Araştırmacılar, bağımlı gençlerin depresyon, kaygı, uykusuzluk şiddeti ve dürtüsellik puanlarında anlamlı derecede yüksek puan aldığını bildirdi. Araştırmacılar, bağımlı gençlerin üzerinde davranışsal terapi öncesi ve sonrasında ve kontrol hastalarında gamma aminobütirik asit (beyin sinyallerini inhibe eden veya yavaşlatan bir nörotransmitter olan GABA) veya glutamat (nöronların daha elektriksel olarak eksite olmasına neden olan bir nörotransmitter) seviyelerini ölçmek için tek MRS denemeleri yaptılar. Geçmişte yapılmış olan çalışmalar, GABA'nın vizyon ve motor kontrolü ile anksiyete de dahil olmak üzere çeşitli beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinde yer aldığını bulmuştu.

GABA Glutamat Dengesinde Bozulma Görülüyor

MRS'nin sonuçları, sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında, GABA'nın glutamata oranının, terapiden önce akıllı telefon ve internet bağımlısı gençlerin ön singulat korteksinde önemli ölçüde arttığını ortaya koydu. Çok fazla GABA'ya sahip olmak, uyuşukluk ve kaygı gibi bir takım yan etkilere neden olabilir. Bulguların klinik etkilerini anlamak için daha fazla çalışma gereklidir ancak Dr. Seo, internette ve akıllı telefon bağımlılığında anterior singulat girusta artmış GABA'nın, bilişsel ve duygusal sinirsel süreçte fonksiyonel entegrasyonun bozulması ve düzenlenmesiyle ilişkili olabileceğine inanıyor.

İyi haber, bilişsel davranışçı terapiden sonra bağımlı gençlerde GABA'nın glutamata oranlarında belirgin olarak azalma ya da normalleşme görülmesi oldu. Dr. Seo, "Ön singulat kortekste artan GABA düzeyleri ve GABA ile glutamat arasındaki dengenin bozulması, bağımlılıkların patofizyolojisini ve tedavisini anlamamıza katkıda bulunabilir" dedi.

Referanslar

www.sciencedaily.com/releases/2017/11/171130090041.htm