ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Alzheimer Hastalarında Amiloid-PET Görüntüleme

Seçilmemiş bir hafıza kliniği kohortunda, amiloid PET'in tanısal güven, tedavi ve hastaların deneyimleri ile ilişkisini değerlendiren bir çalışma yapıldı.
15 Kasım 2018

Beyinde amiloid- β birikimi Alzheimer hastalığının (AD) nöropatolojik özelliklerinden biridir. Karbon 11–etiketli Pittsburgh Bileşik B’nin ([11C] PIB) ortaya çıkması ve pozitron emisyon tomografisi (PET) kullanılarak canlı organizmalarda beyindeki amiloid-β birikiminin saptanması mümkün olmuştur. Amiloid PET, günümüzde artık Alzheimer Hastalığı tanısı için araştırma kriterlerine de dahil edilmiştir. Ayrıca, 3 florür-18– (F-18) etiketli amiloid PET izleyicilerinin Kanada, FDA ve Avrupa Tıp Ajansı tarafından onaylanması, F-18’in daha uzun yarı ömrüne dayalı olarak amiloid PET'in yaygın kullanımını sağlamıştır. Amiloid PET, henüz günlük klinik uygulamada olmasa da, araştırmalarda önemli bir rol kazanmıştır. Amiloid görüntülemenin klinik kullanıma rehberlik etmesi için uygun kullanım kriterleri geliştirilmiştir. Bu kriterler şimdilik sadece klinik deneyime dayanmaktadır ve ampirik veriye dayalı olarak değerlendirilmektedir. Bu yüzden amiloid PET'in rutin klinik pratiğe nasıl entegre edilebileceğini değerlendiren geniş, seçilmemiş kohortları içeren çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu ihtiyaçtan yola çıkan Hollandalı araştırmacılar, amiloid PET'in, seçilmemiş bir hafıza kliniği kohortunda tanı, tanısal güven, tedavi ve hastaların deneyimleri ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla bir çalışma yaptılar. Çalışmada PET'e girmeden önce ve sonra hastaların anksiyete yükü ve belirsizlik düzeylerini değerlendirildi.

Rutin tanısal demans çalışmasının bir parçası olarak Ocak 2015-Aralık 2016 tarihleri arasında VU Üniversitesi Tıp Merkezi'nde üçüncü basamak hafıza kliniğine başvuran 866 hastaya florür-18 florbetaben kullanan amiloid PET önerildi. Bu hastaların 476'sı (% 55)  çalışmaya dahil edilirken, 32'si (% 4) dahil edilmedi ve 358'i (% 41) çalışmaya katılmadı. Bu örneklemi zenginleştirmek için Utrecht Üniversitesi Tıp Merkezi'nde hafif bilişsel bozukluğu olan 31 hasta da çalışmaya alındı. Nörologlar her hasta için, klinik bir sendrom (demans, hafif bilişsel bozukluk veya subjektif bilişsel gerileme) ve şüpheli bir etiyolojiden (Alzheimer hastalığı veya AD dışı) varolan bir pre-amiloid ve post-amiloid PET tanısı belirlediler. Nörologlar ayrıca hastaları, yan araştırmalar, ilaç ve bakım gibi hastalık yönetimi parametreleri açısından da kaydettiler. Her hasta, taramadan sonra 1 yıl klinik takibe alındı. Çalışmadaki primer sonuç ölçümleri tanı, tanısal güven ve hasta tedavisindeki PET sonrası değişikliklerdi.

65 Yaş Üstü Anlamlı

Ortalama yaşları 65, 201’i kadın ve ortalama Mini Mental Durum Muayene skoru 25 olan toplam 507 hastadan 164’ü (% 32) Alzheimer demans, 70’i (% 14) Alzheimer-dışı demans, 114’ü (%23) hafif bilişsel bozukluk ve 159’u (% 31) subjektif bilişsel gerilemeye sahipti. Amiloid PET sonuçları 242 hasta (%48) için pozitifti. Şüpheli etiyoloji, 125 hastada (%25)  amiloid PET uygulamasından sonra değişti ve daha sıklıkla negatiften (265’den)  pozitife (% 24) değişim gözlendi. Etiyolojideki PET sonrası değişiklikler 65 yaş üstündeki hastalarda 65 yaşın altındakilere göre daha fazla gözlendi. Ortalama tanı güvenirliği 80'den 89'a (% 13) yükseldi. 123 hastada (%24), PET sonrası hasta tedavisinde değişiklik vardı.

Araştırmacılar, amiloid-pozitif ve amiloid-negatif sonuçların, hem demansı olan hem de demansı olmayan hastalarda, tanı ve tedavide değişiklikler ile önemli ilişkisi olduğunu aktardılar.

Referanslar

Arno de Wilde et al. Association of Amyloid Positron Emission Tomography With Changes in Diagnosis and Patient Treatment in an Unselected Memory Clinic Cohort The ABIDE Project, JAMA Neurology 2018.