ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Araştırmacılar benzersiz bir yüksek riskli lenfoma hasta grubu tanımladılar

Pek çok kanser hastası için amaç beş yıllık, hastalıksız yaşam grafiğine ulaşmaktır ancak UR Medicine'in Wilmot Kanser Enstitüsünden yeni bir araştırma, foliküler lenfomalı hastalarda iki yıllık sürenin, gerçekleştirilmesi daha muhtemel bir sağkalım hedef
29 Haziran 2015

Pek çok kanser hastası için amaç beş yıllık, hastalıksız yaşam grafiğine ulaşmaktır ancak UR Medicine'in Wilmot Kanser Enstitüsünden yeni bir araştırma, foliküler lenfomalı hastalarda iki yıllık sürenin, gerçekleştirilmesi daha muhtemel bir sağkalım hedefi olabileceğine işaret ediyor.

Bu fark, çoğu foliküler lenfoma hastasının 20 yıl yaşam beklentisi olmasına rağmen, foliküler lenfoma olgularından yaklaşık yüzde 20'sinin en yeni ilaçlarla tedavi edilmelerine karşın iki yıl içinde hastalıklarının nüks etmesi durumunu devamlı olarak yaşadıkları gerçeğini vurguluyor.

Çalışmayı yöneten, Rochester Üniversitesi'nde Wilmot Kanser Enstitüsü onkoloğu ve tıp yardımcı doçenti olan Dr. Carla Casulo, erken dönemde nüks yaşayan kişilerde belirgin derecede farklı biyolojiye sahip bir hastalığın mevcut olabileceğini belirtiyor.

Genellikle bu tip bir kan kanseri yavaş ilerler; uzun remisyon dönemlerini geç relapslar ve daha fazla tedavi izler. Şimdiye dek, yüzde 20'lik grupta yer alan hastalarda çok kötü sağkalım sonuçlarının da mevcut olduğu bilimsel açıdan doğrulanmamıştı; bu hastaların yüzde 50'si beş yıl içinde ölüyor.

Foliküler lenfoma ikinci en yaygın non-Hodgkin lenfoma olmakla birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nde yılda yaklaşık 15,000 kişiyi etkiliyor. Wilmot çalışması, onkologlar ve hastalar tedavi hakkında kararlar verirken erken nüksün dikkatle ele alınmasını öneriyor.

Casulo, nüks yaşayan tüm hastaların aynı olmadığını ve bu nedenle tedaviler açısından ne tanıda ne de nüks sırasında her hastaya aynı şekilde yaklaşılmaması gerektiğini, araştırmalar yoluyla doğruladıklarını söyledi. Kimin erken nüks yaşama olasılığının en fazla olduğunu öngörmenin kritik öneme sahip olacağını belirtti. Hedefe yönelik dizi analizi veya gen-ekspresyon profilleme çalışmalarının bu grupta sonuçları nasıl iyileştireceğini anlamada önemli olduğuna inandıklarını ekledi.

Çalışmanın eş yazarı, Wilmot Kanser Enstitüsü Direktörü Dr. Jonathan W. Friedberg dahil olmak üzere araştırmacılar bu sonuca, evre 2-4 foliküler lenfomalı 588 hastanın verilerini analiz ettikten ve bulgularını bağımsız bir hasta kohortunda doğruladıktan sonra ulaştı.

Referanslar

Kaynak:  Science Daily, http://www.sciencedaily.com/releases/2015/06/150629180108.htm