ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Balık Yağı İnme Riskini Azaltıyor

Anahtar yağ asitlerinin adipoz doku seviyeleri hakkındaki verileri içeren yeni bir balık yağı ve iskemik inme çalışması, eikosapentaenoik asit (EPA) alımının, docoheksaenoik asit (DHA) veya toplam balık yağı alımına göre daha büyük bir yarar sağladığını o
02 Temmuz 2019

Temel yağ asitlerinin adipoz doku seviyeleri hakkındaki verileri içeren yeni bir balık yağı ve iskemik inme çalışması, eikosapentaenoik asit (EPA) alımının, docoheksaenoik asit (DHA) veya toplam balık yağı alımına göre daha büyük bir yarar sağladığını ortaya koymuştur.

Danimarka’nın Aalborg Üniversitesi Hastanesi’ndeki Kardiyoloji Kliniği’nden araştırmacı Stine Krogh Venø verdiği demeçte, “Sonuçlarımız, balık yağlarının daha yüksek diyet alımlarının - ve özellikle de EPA’nın yüksek yağ dokusu seviyelerinin - iskemik inme riskinde bir azalmaya neden olduğunu gösteriyor." dedi.

“Bu çalışmayla, omega 3 yağ takviyesi yerine diyetle balığın alımının daha faydalı olduğunu ve düzenli olarak balık yemenin hala besin takviyesiyle DHA veya EPA alımından daha yararlı bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ayrı ayrı yağ asitlerine baktığımızda EPA alımının DHA alımından daha fazla yararlı olduğunu gösterdik.”

REDUCE-IT çalışmasının son raporları dikkate alındığında, sonuçlar özellikle, plaseboya karşı yüksek dozda saflaştırılmış bir EPA ürünü ile kardiyovasküler olayların dramatik bir şekilde düşmesi bakımından ilgi çekicidir. Çalışmanın baş araştırmacısı, Brigham ve Kadın Hastanesi'nden Dr. Deepak Bhatt şu anki çalışmasıyla ilgili olarak “REDUCE-IT'de EPA'nın yüksek oranda saflaştırılmış bir etil esteri (icosapent etil) ile inmede önemli ölçüde anlamlı -%28’lik- bir azalma gördük ve bu çalışmada daha yüksek EPA seviyeleri ile ilişkili olarak %26 daha düşük bir inme oranı bulduk." dedi.

Bhatt, EPA’nın tutarlı bir şekilde kardiyovasküler faydalarla ilişkili olmasına rağmen, bu çalışmada DHA'nın durumunun daha karışık olduğunu belirtmekte fayda olduğu noktasına dikkat çekerek “LDL-kolesterol hikayesinin tamamen ortaya çıkmasında olduğu gibi zaman alacak olsa da önümüzdeki yıllarda EPA'nın kardiyovasküler sağlıktaki koruyucu rolünü destekleyen daha da fazla veri olacağını tahmin ediyorum.” dedi.

Mevcut çalışma, katılımcılara diyet balığının tüketimini sorarak yalnızca önemli balık yağı yağ asitlerinin alımını değerlendirmeye çalışmak yerine, araştırmacıların bu yağ asitlerinin doku seviyeleri hakkında veri toplamaları yönünden olağandışıdır. Venø, "Doku seviyeleri hakkında veri sahibi olmak çok nadir bir durum ve bu da sonuçlarımızı çok daha güvenilir hale getiriyor." diye vurguladı. Daha önceki bazı çalışmaların kırmızı kan hücrelerinde yağ asidi seviyelerini ölçtüğünü, ancak yağ dokusu ölçümlerinin son 1 ila 3 yıl boyunca diyet alışkanlıklarını yansıttıklarından daha bilgilendirici olduğunu, kırmızı kan hücresi seviyelerinin son birkaç ayla daha fazla ilişkili olduğunu belirtti. “Bu nedenle, yağ dokusu düzeyleri uzun süreli diyetin iyi ve güvenilir bir göstergesidir.“ diye devam etti.

Makalede araştırmacılar, lipitler üzerindeki farklı etkilerin bu çalışmada DHA ve EPA için görülen farklı sonuçları açıklayabileceğini belirttiler: "Hem EPA hem de DHA, plazma trigliseritlerini düşürür, ancak DHA, düşük arter lipoprotein [LDL] kolesterolü yükseltir, bu da büyük arter ateroskleroz felci ile ilişkili olarak EPA ve DHA ilişkileri arasındaki farkın bir açıklaması olabilir.” şeklinde açıkladılar. Çalışmacılar ayrıca, kardiyoembolik inmede artışın beklenmedik olduğunu, çünkü EPA ve DHA'nın genellikle antitrombotik etkilere sahip olduğuna inanıldığını söylediler.

Venø, kardiyoembolik inme sonuçlarının dikkatle yorumlanması gerektiği konusunda uyarmadan geçmedi, çünkü göreceli olarak az sayıda olay vardı ki zira çalışmada toplam 1879 iskemik inmeden sadece 99’u kardiyoembolik inme ile ilişkiliydi. Bununla birlikte yazarlar, önceki bazı çalışmaların, yüksek miktarda deniz n-3 PUFA alımıyla birlikte atriyal fibrilasyon riskinin daha yüksek olduğunu ve atriyal fibrilasyonun kardiyoembolizmin risk faktörü olmasından dolayı, bulguların olası bir açıklamasını sağlayabileceğini not etmişlerdir. Venø, "Bu yine, EPA ile AF riskinin yüksek olduğu REDUCE-IT'deki gözlemlere uyuyor." diye ekledi. Deniz kaynaklı n-3 PUFA'ların alımının orta yaşlı bireyleri, aterosklerotik kökenli iskemik inme gelişimine karşı koruyabileceği belirtildi. Bu sonuçların diğer aterosklerotik vasküler olaylarla ilgili kanıtlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, balık tüketiminin iskemik kalp hastalığına karşı koruduğuna dair önemli epidemiyolojik kanıtlar olduğunu ve son zamanlarda deniz kaynaklı n-3 PUFA ‘nın majör aterosklerotik bozukluk ve periferik arter hastalığı riskini de azaltabileceğini gösterdiklerini söyledi.

Referanslar

Marine n-3 Polyunsaturated Fatty Acids and the Risk of Ischemic Stroke Stine K. Venø, MD; Christian S. Bork, MD; Marianne U. Jakobsen, MSc, PhD; Søren Lundbye-Christensen, MSc, PhD; Peter L. McLennan, BSc, PhD; Flemming W. Bach, MD, DMSc; Kim Overvad, MD, PhD; Erik B. Schmidt, MD, DMSc