Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Lüksemburg'da yapılan bir çalışmada, araştırmacılar genetik biyobelirteçleri içeren basit bir panelin, tarama kolonoskopisinden sonra kolorektal kanser gelişimi yönünden yüksek ve düşük risk taşıyan hastaları saptayabileceğini ve taramanın tekrarlanması gereken kişileri tespit edebileceğini saptadı.

17. Dünya Gastrointestinal Kanser Kongresi'nde (WCGC) çalışma verilerini sunan araştırmacılar, sekiz adet genetik biyobelirteçten oluşan bir panelin kolorektal kanser riski taşıyan hastaları yüksek duyarlılık ve spesifite ile saptayabileceğini söyledi.

Çalışmanın yürütücüsü olan Dr. Mario Dicato, kanserli hastalarda bu biyobelirteçlerin belirgin bir paterni olduğunu ancak uzun süren bir klinik çalışmadan kimlerin kansere yakalanacağını öngörmenin zor olduğunu, yalancı pozitif ve yalancı negatiflerin durumu karmaşıklaştıracağını, tüm biyobelirteçlerin kullanımı ile yanlış öngörülerde bulunulabileceğini söyledi. Dr. Dicato hastaya 'kolonoskopi yaptırmanız gerekiyor' demekle 'kolonoskopi yaptırmamalısınız' demenin benzer biçimde riskli olduğuna dikkat çekti. Kolonoskopi yapılan sağlıklı popülasyonda çalışma yapmanın faydalı olacağını belirten Dr. Dicato, sağlıklı popülasyonda da kansere yakalanacak olan kişilerin olacağını, kolonoskopinin tam da bu nedenle yapılması gerektiğini düşündüğünü belirtti. Kolonoskopi yapılan sağlıklı bir kişinin 10 yıl sonra tekrar çağrılması gerektiğini belirten Dr. Dicato, bu test kanser riski yüksek kişileri tespit ettiği için, risk saptanan kişilerin 10 yıl yerine 3-5 yıl daha erken kolonoskopi yaptırmalarının doğru olacağını söyledi.

İndeksin Geliştirilmesi

Araştırmacılar ilk olarak 185 kolorektal kanserli hastadan oluşan hasta grubunu ve 93 kişiden oluşan kontrolü grubunu karşılaştırdı ve kolorektal kanser ile TGFBR1, GSTT1,  INSR,  telRNA, LRRC1, GSTM1,CHR8 ve FOXO1 genlerinde tek nükleotid polimorfizmlerini veya delesyonlarını saptadılar. Araştırmacılar ayrıca fonksiyon analizini kullanarak tüm testlerden elde edilen verileri bir araya getirdiler, hastalar ile kontrol grubu arasında en iyi ayrımı sağlayan tek bir indeks oluşturdular. Bu indekse dayanarak, erken kanser tanısı için gelecekte tekrar kolonoskopi yapılması gereken hastalar için düşük risk ve yüksek risk profillerini ve yalancı pozitiflerin veya negatiflerin maliyeti bakımından testin optimum ekonomik performansını belirlemek için eşik değerleri tanımladılar.

Araştırmacılar indekse dahil edilen genetik varyasyonların sayısının arttırılmasının hangi hastaların tekrar kolonoskopi yaptırmaları gerekeceğini belirlemede indeksin duyarlılık ve spesifikliğini arttırdığını saptadılar. Örneğin, sekiz markerin hepsi kullanıldığında indeksin duyarlılığı ve spesifitesi sırasıyla %74.6 ve %77.4 idi. Ancak sadece üç varyant kullanıldığında (TGFBR1GSTT1 ve INSR) karşılık gelen yüzdeler sırasıyla %70.3 ve %67.7 idi.

Araştırmacılar testin maliyetinin panele dahil edilen biyomarkerlerin sayısına ve seçilen spesifik biyomarkerlere bağlı olarak değiştiğini,  kolonoskopiye kıyasla çok daha ekonomik olduğunu belirttiler. Ayrıca testin kolonoskopi yapılamayacak kadar küçük yaşta olanlar dahil her yaşta hastaya yapılabileceği bildirildi.

Almanya Tümör Biyolojisi Kliniği, Tıbbi Onkoloji Departmanı direktörü Dr. Dirk Arnold çalışmanın "güzel bir çalışma olduğunu" söyledi, çalışmanın tarama kolonoskopisi için risk taşımayan hastalarda kolonoskopinin önüne geçilmesini, kolon kanseri riski taşıyan hastalarda ise tarama kolonoskopisini yoğunlaştırmasını savunduğunu belirtti. Dr. Arnold, bu testin hangi hastanın kolon kanseri gelişimi yönünde risk taşıdığını yüksek düzeyde öngörebildiğine dikkat çekti.