ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Böbrek Transplantasyonunda Hibrid Perfüzyonun Gecikmiş Greft Fonksiyonu Üzerine Etkisi

Brezilya’dan araştırmacılar, uzun statik soğuk depolamanın ardından makine perfüzyonunun nakil hastalarının sonuçlarını iyileştirip iyileştirmediğini anlamak için bir çalışma yaptılar.
25 Ekim 2017

Gecikmiş greft fonksiyonu (DGF), transplantasyondan sonra önemli bir prognostik faktördür. Rejeksiyon ve enfeksiyon gibi yüksek komplikasyon oranları, azalmış uzun dönem greft sağ kalım oranı, uzamış hastanede yatış süresi ve yüksek maliyetler ile ilişkilidir. Brezilya'da ölen bağışçılardan alınan böbrek nakillerinin % 50 ila % 80'i DGF ile sonuçlanmaktadır. Brezilya'daki bu sorun çoğunlukla 20 saatten uzun olan statik soğuk iskemi zamanı (CIT) ve beyin ölümünden sonra vericilerin yetersiz bakımından kaynaklanmaktadır. Beyin ölümünden sonra vericinin bakımı genellikle kalabalık olan kamusal yoğun bakım ünitelerinde mümkün değildir ve kalifiye profesyoneller veya vericiler için bakım görevlisi bulunmamaktadır. Buna ek olarak, genişletilmiş ölçütlere sahip bağışçıların kullanımı (UNOS EÇG sistemi kriterleri) artmaktadır. Bunlar halen Brezilya'daki bağışçıların % 20-30'unu oluşturur ve DGF oranının artmasına katkıda bulunmaktadır. Brezilya'da, uzun CIT, organların bağışı ve bunların lojistiğine bağlıdır. CIT'yi azaltmak için, laboratuar uyumluluk testini, alıcıların hazırlığı ve transplantasyon merkezine erken gelişleri optimize etmek gereklidir.

Yapılan çalışmalar, nakil sonrası birinci ve üçüncü yılda DGF'nin azaltılmış riski ve daha iyi greft sağ kalımı gibi sonuçlarda, makine perfüzyonunun (MP) statik soğuk saklama yönteminden (CS) daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. Bu bulgular, hem standart donör organlarda hem de donörler tarafından genişletilmiş kriterlere sahip organlarda gözlenmiştir.

Hibrit Perfüzyon Nakil Sonuçlarını İyileştirebilir mi?

Brezilya’dan araştırmacılar, CIT sonrası MP’nin, nakil hastalarının sonuçlarını iyileştirip iyileştirmediğini anlamak için bir çalışma yaptılar. Merkezlerinde DGF oranı %70-80 gibi yüksek oranlardaydı ve böbrekleri nakil için genellikle 22 saatten daha uzun süreli CIT sonrasında alıyorlardı. Böbrekler merkeze gelişlerinden önce uzun süreli statik soğuk depolamadan sonra MP'ye bağlanıyordu.

Araştırmacılar, CIT sonrası MP ile korunmuş (Hybrid Perfusion - HP)  böbrek nakli yapılan hastalarda, DGF insidansını, süresini ve hastane kalış süresini analiz ettiler. Şubat 2013 ile Temmuz 2014 arasında nakledilen, HP ile korunmuş 54 ölen bağışçı böbreğini çalışmalarına dahil ettiler ve bunları Kasım 2008'den Mayıs 2012'ye kadar CS ile korunmuş 101 böbrek nakli ile karşılaştırdılar. HP grubunda DGF insidansının %61,1 iken CS grubunda % 79,2, ortalama DGF süresinin HP grubunda 5 gün iken CS grubunda 11 gün ve ortalama hastanede yatış süresinin HP grubunda 13 iken CS grubunda 18 gün olduğunu gördüler. Makine perfüzyonuyla gözlemlenen DGF'deki düşüş, 50 yaşın üzerindeki vericilerde görülmedi. Çok değişkenli analizde CIT için düzeltilmiş DGF için risk faktörleri, donör yaşı ve MP kullanımının yokluğuydu.

Araştırmacılar,  HP'nin kullanımının böbrek fonksiyonunun daha hızlı iyileşmesine ve hastanede kalış süresinin kısalmasına katkıda bulunduğunu belirttiler.

Referanslar

Ana Cristina Carvalho Matos, Lúcio Roberto Requiao Moura, Milton Borrelli Jr, Mario Nogueira Jr, Gabriela Clarizia, Paula Ongaro, Marcelino Souza Durao Jr, and Alvaro Pacheco-Silva. Impact of Machine Perfusion after Long Static Cold Storage on Delayed Graft Function Incidence and Duration and Time to Hospital Discharge, Am J Transplant. 2015; 15 (suppl 3).