Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Cilt Bazal Hücreli Karsinomunda Yeni Mekanizmalar

Araştırmacılar cilt bazal hücreli karsinomunda tümör başlangıcı ve invazyonunu regüle eden yeni mekanizmalar buldular
27 Aralık 2015

Bazal hücreli cilt kanseri (BCC) dünyada her yıl birkaç milyon insanı etkileyen ve en yaygın izlenen kanser türüdür. BCC’de tümörün başlangıcı ve invazyonunu kontrol eden mekanizmalar çok iyi bir şekilde bilinmemektedir.

Cell Stem Cell dergisinde yayınlanan bir makaleye göre Belçikalı araştırıcılar, SoX9 geninin direk olarak cilt kanseri oluşumunu kontrol ettiğini ve bunu tümör başlangıcı ve invazyonunu regüle ederek gerçekleştirdiğini gösterdiler.

Araştırıcılar benzersiz genetik fare modelleri kullanarak SoX9’un cilt kanseri başlangıcı ve invazyonunu kontrol ederken fonksiyonel rolünü ve moleküler mekanizmalarını disseke ettiler. Araştırmalarının sonucunda SoX9’un normal hücrelerde üretilmezken, prekanseröz ve invaziv hücrelerde yoğun miktarda üretildiğini gördüler. SoX9’un delesyonu durumundaysa kanseröz bir oluşum gözlenmedi, bu da bu genin tümörogenezdeki kritik rolünü açıklar bir durumdur.

Tek bir genin delesyonu ile tümör formasyonu tamamen önlenmiş olduğu gibi aynı zamanda pre kanseröz hücrelerin de zaman içinde ortadan kayboldukları görüldü. Yani tek bir gen delesyonu sayesinde kanser oluşumu öncesinde onkojen eksprese eden hücrelerin elimine edilebileceği anlaşıldı.

Araştırıcılar SoX9’un hücresel ve moleküler mekanizmalarının yanı sıra cilt tümörü oluşumunun başlangıcında SoX9 tarafından regüle edilen gen ağını da ortaya çıkardılar. Bu sayede SoX9’un diferansiasyonu inhibe ederek ve kendini yenileyen bölümü destekleyerek onkojen eksprese eden hücrelerin uzun dönem idamesi ve yayılmasını kontrol ettiği anlaşılmış oldu. Bu sonuçların insanlarda en yaygın oranda görülen BCC için tümör oluşumu ve invazyonunu önlemek için yeni stratejiler geliştirilmesi için yol gösterici olması bekleniyor.

SoX9’un insanlarda izlenen kanserlerin bir çoğunda salınmakta olduğu göz önüne alındığı zaman bu çalışmanın sonuçlarının diğer kanser tiplerinin de oluşum ve invazyon mekanizmalarının anlaşılması üzerinde yol gösterici olacağı düşünülmektedir.