Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Dev Hücreli Arteritin Tanı ve Tedavisinde Karşılaşılan Zorluklar

İngiltere’den araştırmacılar, Birleşik Krallık'ta pratisyen hekimler tarafından DHA'lı hastaların tanısı ve tedavinin başlangıç ve devam eden yönetimini araştırmak amacıyla bir çalışma yaptılar.
07 Mayıs 2018

Dev hücreli arterit (DHA) en yaygın büyük /orta damar vaskülitidir. Polimiyalji romatika (PMR) ile güçlü bir şekilde ilişkilidir ve insidansının 10 000 hasta yılı başına 1 olduğu tahmin edilmektedir. Barraclough ve arkadaşları, nüfus demografik özelliklerine büyük oranda bağlı olmasına rağmen, tam zamanlı bir pratisyen hekimin (PH) 1-2 yılda bir yeni DHA vakası göreceğini tahmin etmiştir. DHA'nın klasik hastalık sunumu, yeni başlanan baş ağrısı (tek taraflı ve çoğunlukla temporal olabilir), kafa derisi hassasiyeti, çene ve dil klaudikasyonu gibi yapısal ve görsel belirtilerdir. Genellikle, artmış enflamatuvar belirteçlerle belirgin bir enflamatuvar yanıt vardır. Bununla birlikte, atipik olarak ortaya çıkabilir ve bu da tanıda gecikmelere ve görme kaybı gibi geri dönüşümsüz potansiyel komplikasyonlara neden olabilir. DHA şüphesi olduğunda, tanının doğrulanması, erken tedavinin başlanması ve potansiyel hastalık komplikasyonlarının önlenmesi için uzman hekime yönlendirme hızlı yapılmalıdır.

İngiltere’de Dev Hücreli Arterit

İngiltere'de, pratisyen hekimler çoğu hasta için tıbbi temasın ilk noktasıdır. Pratisyen hekim rolü, bozukluk için yüksek bir şüphe endeksi korumayı, erken tedaviyi başlatmayı ve teşhis onayı için uygun bir uzmana acilen başvurmayı gerektirir.

İngiltere’den araştırmacılar,  Birleşik Krallık'ta pratisyen hekimler tarafından DHA'lı hastaların tanısı ve tedavinin başlangıç ve devam eden yönetimini araştırmak amacıyla bir çalışma yaptılar.

Rastgele seçilen 5000 İngiliz pratisyen hekiminin posta ile yapılan anketi ve İngiltere genelinde 24 pretisyen hekimin yarı yapılandırılmış telefon görüşmelerinden oluşan çoklu metod yaklaşımı kullandılar.  1249 anket için geri dönüş sağlandı. 879 yanıtlayıcı (% 70) DHA'lı bir hastaya tanı koyup yönettiklerini belirttiler. DHA'yı tanımlamak için çeşitli klinik özellikler kullanıldı. % 21,9'u baş ağrısı yoksa DHA'yı tanı olarak dışlayacaklarını ve yaklaşık üçte biri sevk öncesi glukokortikoid tedavisini rutin olarak başlatmadıklarını belirttiler. Uzman hekime yönlendirme yollarında belirgin bölgesel farklılıklar bildirildi. Görüşme dökümlerinin tematik analizi, DHA tanısının atlanması ve erken DHA sunumunun spesifik olmayan doğasıyla ilgili endişeleri vurguladı. Uzman bakıma erişim, birçok uzman tarafından zorlayıcı olarak vurgulandı ve bu hasta grubunu desteklemek için ulusal bir standart hızlandırılmış bir süreç bulunmadığı belirtildi. Ayrıca, glukokortikoidlerle uzun süreli tedavi ile ilgili olası olumsuz etkilere ilişkin kaygılar da mevcuttu.

Referanslar

Helliwell T, Muller S, Hider SL, et al. Challenges of diagnosis and management of giant cell arteritis in general practice: a multimethods study. BMJ Open 2018;8:e019320.

BENZER İÇERİKLER