Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

DNA Sekanslaması ile Kistik Fibrozis’te Yeni Boyut

Araştırmacılar DNA sekanslama ile KF hastalarında latent riski ortaya çıkarabildi.
23 Ağustos 2016

Children's Hospital Los Angeles (CHLA), Brigham and Women's Hospital ve California Department of Public Health’den araştırmacıların yaptığı çalışmaya göre Kistik fibrozis (KF) için bilinen bir mutasyonu ve 5T alel diye bilinen ikinci mutasyonu olan tüm bebeklerin daha sonraki hayatlarında KF gelişme riskini önceden daha iyi tahmin edebilmek için ek bir tarama almaları gerekiyor.

Çalışmanın sonuçları mevcut yeni doğan taramalarına spesifik bir DNA dizisinin eklenmesinin etnik olarak farklı popülasyonlarda erken tanıya izin verebileceğini ve zamanla Amerika’da KF tanısı alan hasta sayısının azalabileceğini işaret ediyor. Araştırmacılar erken tanı sayesinde tedaviye de erken başlanacağını ve bunun da hastalığa sahip çocukların sonuçlarını geliştirerek yaşam sürelerini uzatacağını belirtiyorlar.

KF için uygulanan yeni doğan tarama programları bebeklerin doğduktan sonraki ilk 24-48 saatleri arasında basit bir kan testi kullanarak uygulanıyor ve yıkıcı bozuklukların erken tanı ve tedavisine olanak sağlıyor. Amerika’da her yıl milyonlarca bebeğe KF için yeni doğan tarama testleri yapılıyor. Her eyalette farklı algoritmalarda tarama testleri kullanılıyor. Kaliforniya’da CFTR denen ve KF için tüm genlerin tarandığı bir tarama testi uygulanıyor fakat diğer çoğu eyalette hala KF’de yükselen pankreatik enzim düzeylerine bakılıp, yüksek olan bebeklerde, bilinen 140 CTFR mutasyonundan 23 tanesinin bakıldığı ikinci bir testin uygulandığı, 2 aşamalı bir tarama programı kullanılıyor. Bu 23 mutasyonu belirlerken kişileri en şiddetli şekilde etkileyenler arasından en sık görülenler dikkate alınıyor ve bu tipler genelde Kafkas ırkında daha sık görülüyor. Araştırmacılar yeni doğanlara sadece bu testin uygulanmasının Afro-amerikanlar ve İspanyolların gözden kaçırılmasına neden olabileceğini söylüyorlar. Bunun tanının konmasında gecikmeye sebep olacağını ve tanı konduğunda akciğer hasarının geri dönüşümsüz noktasında olunacağını belirtiyorlar.

Kaliforniya’da CTFR mutasyonu tespiti durumunda kan örneğinin ikinci patojenik mutasyonların varlığının tespiti için CTFR-DNA sekanslamasına gönderildiğini aktarıyorlar. 2007 yılında 4 milyon yeni doğanın tarandığını ve mutasyon saptanan bebeklerden sadece 3’te birinin hastalık semptomlarına sahip olduğunu, 3’te ikisinin ise KF tanısı için altın standart kabul edilen ter testinin anormal bulunmadığını söylüyorlar.

Araştırmacılar çalışmalarında her 10 kişiden birinin taşıyıcısı olduğu 5T alel diye bilinen spesifik, yaygın, ılımlı bir CFTR gen varyantının etkilerini değerlendirdiler. KF yeni doğan taramasında her iki CTFR gen kopyasında bir ağı KF’e sebep olan mutasyon ve bir T alel saptanan bebek grubunu 8 yıldan uzun süre takip ettiler. 5T alellerine direk ilişkili bulunan değişen uzunlukta DNA tekrar paterni ‘TG tekrarı’ nı baz alarak risk belirteçlerini oluşturabildiler.

Araştırmacılar tekrarlama uzunluğu değerlendirmesine göre 11 TG olan yeni doğanların 8 yıllık takip süresi boyunca KF için herhangi bir semptom göstermediğini gördüler. Bununla beraber 12 TG grubundaki bebeklerin %6’sı ve 13 TG grubundakilerin %40’ı 8 yıl içinde KF olarak değerlendirdiler.

Araştırmacılar 5T-TG tekrar uzunluğu bilgisine göre KF ile tutarlı bir doğal seyir gösterme riskinin önceden tahmin edilebileceğini belirttiler. Kaliforniya dışında diğer eyaletlerde bu bebeklerin tespit edilemediğini aktardılar. Yeni doğan taramasının bir parçası olarak CTFR-DNA sekanslamanın bu bozuklukların tümünün ortaya çıkarılmasını ve farklı etnik kökendeki vakaların erken tanınmasını sağlayabileceğinin altını çizdiler.

Referanslar

Salinas et al. Phenotypes of California CF Newborn Screen-Positive Children with CFTR5T Allele by TG Repeat Length. Genetic Testing and Molecular Biomarkers, 2016

BENZER İÇERİKLER