ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Eş Zamanlı Böbrek-Karaciğer Transplantasyonuyla Böbrek Reddi Oranı Azalabilir mi?

Tek başına böbrek transplantasyonu ile karşılaştırıldığında eşzamanlı karaciğer-böbrek transplantasyonunun uzun vadeli yararlar sağlayabileceği tespit edildi.
19 Eylül 2017

Yapılan yeni bir araştırmada, tek başına böbrek transplantasyonu ile karşılaştırıldığında eşzamanlı karaciğer-böbrek transplantasyonunun uzun vadeli yararlar sağlayabileceği tespit edildi. Yüksek ve düşük donör spesifik alloantikor düzeyleri olan hastalar arasında, eşzamanlı karaciğer-böbrek nakli yapılanlarda, böbrek için daha düşük oranda hücresel ve antikor aracılı red ve kronik hasar geliştiği ve transplantasyon sonra ki beş yılda daha iyi genel böbrek fonksiyonları sağlandığı gösterildi. Transplantasyon sonrası organ reddi, birkaç dakika, günler ya da aylar içinde meydana gelebilir. Bazı vakalarda ise, hasarın ortaya çıkması birkaç yıldan fazla sürer ve böbrek fonksiyonlarında azalma meydana gelir ve nakledilen organın reddi gerçekleşir. Buna kronik böbrek hasarı denir. Daha önce yapılmış araştırmalarda, kombine veya eş zamanlı karaciğer-böbrek nakline sahip hastaların hiperakut ve akut rejeksiyondan korunabildiği gösterilmiştir. Yapılan bu çalışmada ise, ilk kez eş zamanlı karaciğer-böbrek naklinin potansiyel uzun vadeli etkileri, böbrek hasarı ve fonksiyonları değerlendirildi.

Araştırmacılar, sağlıklı bir karaciğerin, böbrek transplantasyon alıcılarında nakledilen organın reddedilmesine yol açabilen, dolaşımdaki donör spesifik alloantikor seviyelerini azalttığını bildiklerini, elde ettikleri bulguların, eşzamanlı karaciğer-böbrek naklinde sağlıklı bir karaciğerin bu olumlu yararlarının uzun süre devam edebileceğini ve karaciğerin, hücresel redde karşı koruyucu bir role sahip olabileceğini gösterdiğini belirttiler. Araştırmacılar, 14 tanesi donör spesifik alloantikorlu ve 54 tanesi düşük alloantikorlu ya da hiç verici spesifik alloantikor içermeyen toplam 68 karaciğer-böbrek alıcısının böbrek biyopsilerini incelediler ve sonuçları, yüksek ve düşük verici-spesifik alloantikora sahip olanları da dikkate alarak, tek başına böbrek transplantasyonu yapılan hastaların biyopsileriyle karşılaştırdılar. Değerlendirmeyi yaparken, genel beş yıllık hasta /greft veya transplant sağ kalımı, akut red, kronik böbrek hasarı ve diğer tüm böbrek fonksiyon ölçütlerine baktılar. Araştırmacılar, donör-spesifik alloantikorlara sahip hastalarda, eşzamanlı karaciğer-böbrek nakli yapılanlarda, transplantasyondan beş yıl sonra akut red oranının % 7.1 iken böbrek nakli yapılan benzer hastalarda % 46.4 olduğunu gördüler. Yine bu hastalarda, hiç kronik transplantasyon-ilişkili böbrek hasarına rastlanmazken, sadece böbrek nakli yapılanlarda %53,6 oranında rastlandığını buldular. Donör-spesifik alloantikorlara sahip hastalarda, eşzamanlı karaciğer-böbrek nakli yapılan hastalar, transplantasyondan beş yıl sonra stabil glomerüler filitrasyon hızına sahipken, tek başına böbrek nakli yapılan hastalarda glomerüler filitrasyon hızında yüzde 44'lük bir düşüş mevcuttu. Araştırmacılar, yaptıkları çalışmanın umut verici olduğunu, çünkü eş zamanlı karaciğer-böbrek transplantasyon alıcılarında böbrek transplantasyonunun uzun vadeli sonuçlarını olumlu şekilde etkileyen, konağın bağışıklık yanıtlarını modüle etmede iyi işleyen bir karaciğer allogreftinin gücünü ispatladıklarını belirttiler.

Referanslar

Timucin Taner, Julie K. Heimbach, Charles B. Rosen, Scott L. Nyberg, Walter D. Park, Mark D. Stegall. Decreased chronic cellular and antibody-mediated injury in the kidney following simultaneous liver-kidney transplantation. Kidney International, 2016; 89 (4): 909.