ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Mesai Saatleri Dışında Çalışmak Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

İş e-postalarının takip edilmesi beklentileri, çalışanların ve ailelerinin sağlığını olumsuz yönde etkiliyor ve anksiyete ile sonuçlanıyor.
27 Kasım 2018

Çalışma saatleri dışındaki iş e-postalarının takip edilmesi beklentileri, sadece çalışanların değil, aynı zamanda aile fertlerinin de sağlığı ve refahı için bir tehdit oluşturmaktadır. Amerikalı araştırmacılar, sınır teorisi ve bilgi-etkililik çerçevesini kullanarak, çalışma saatleri dışında çalışanların elektronik iletişimini izleme konusundaki kurumsal beklentiler ile kişilerin sağlık ve ilişki doyumu arasındaki ilişkiyi test etmeyi amaçladıkları yeni bir araştırma yaptılar. Firmaların kurumsal beklentilerinin, çalışma dışı süre boyunca sık yaşanan mikro geçişleri tetiklediğini, sağlık ve refahı azalttığını düşündüler.

Tam zamanlı çalışan 142 kişi ve bu kişilerin eşlerinin dahil olduğu bir çalışmada, araştırmacılar bu durumun kişilerin sağlığı ve ilişkileri üzerinde kötü etkileri olduğunu tespit ettiler. Bu çalışma ayrıca,elektronik iletişim beklentilerinin eş sağlığı ve evlilik memnuniyeti üzerindeki çapraz etkilerini içeriyordu.

İş beklentileri ve iş dışı hayatları çalışanlar için bir ikilem sunuyor. Çalışanların endişe duygularını tetikliyor ve iş ve kişisel yaşamlarını tehlikeye atıyor. Artan iş taleplerinin stresi, çalışanın evde kendisinden beklenen rolleri yerine getiremediği durumlarda aile ilişkilerinde gerginliğe ve çatışmaya da yol açıyor. Bulgular, zararlı etkilerini yaşamamaları için çalışanların iş dışı saatlerini çalışmalarına harcamamaları gerektiğini ortaya koyuyor. Çalışma saatleri dışında doğrudan çalışmalasalar dahi, uygunluk konusundaki beklentiler, çalışanlar ve eşleri için gerginlik oluşturuyor.

Beklentileri Önceden Netleştirmek

Olumsuz sağlık sonuçlarının işverenler için de maliyetli olduğu düşünüldüğünde, işverenlerin iş kaynaklı olumsuz etkileri azaltmak için iş dışındaki elektronik iletişimi takip beklentilerini azaltan politikaları benimsemeleri daha uygun görünmektedir. Bu bir seçenek olmadığında çözüm, mesai saatleri dışında e-posta pencereleri veya çalışanların yanıt verebileceği zaman çizelgeleri oluşturarak elektronik iletişimin ne zaman kabul edilebilir olduğu konusunda sınırlar oluşturmak olabilir. Araştırmacılar ayrıca, firmaların kurumsal beklentilerinin açık bir şekilde iletilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Eğer bir işin doğası e-posta kullanılabilirliğini gerektiriyorsa, bu gibi beklentilerin resmi olarak sorumlulukların bir parçası olarak belirtilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Araştırmacılar, bu beklentilerin önceden bilinmesinin, çalışanların kaygılarını azaltabileceğini ve aile üyelerinde anlayışın artırılabileceğini düşünüyorlar. Çalışanların ise, kaygının azaltılmasında etkili olduğu gösterilen “duyarlılık” uygulamalarını düşünebileceklerini aktarıyorlar.

Referanslar

William J. Becker, Liuba Belkin, Sarah Tuskey. Killing me softly: Electronic communications monitoring and employee and spouse well-being. Academy of Management Proceedings, 2018; 2018 (1): 12574

BENZER İÇERİKLER