ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Gut Hastalığında Genetik Nedenler, Diyetten Daha Baskın

Yeni yayınlanan analize göre, en "gut ilişkili" yiyecekler ve diyetler bile serum ürat seviyelerinde %1'den az varyansa sahipken, bu durumun neredeyse %24'ü genetik faktörlerle açıklanıyor.
28 Ekim 2019

Araştırmacılar, 16.000'den fazla denekte diyet ve genetik değişkenler üzerinde yapılan meta-analize göre gutun temel olarak diyetten kaynaklandığı varsayımının yanlış olduğunu söylüyorlar. Yeni yayınlanan analize göre, en "gut ilişkili" yiyecekler ve diyetler bile serum ürat seviyelerinde %1'den az varyansa sahipken, bu durumun neredeyse %24'ü genetik faktörlerle açıklanıyor. Araştırmanın sonuçları, hiperüriseminin, temel olarak diyetin neden olduğu genel algılara meydan okuduğunu ve genetik farklılıkların genel popülasyondaki hiperürisemiye diyet maruziyetinden çok daha fazla katkısı olduğunu gösteriyor.

Gut hastalığı olan kişiler, gutun beslenme alışkanlıkları ve sağlıksız bir yaşam tarzının neden olduğu bir durum olduğu önyargısı altında yaşarlar ve bu algı ne yazık ki sağlık çalışanları arasında da yaygındır. Sonuç olarak, gut olduğu bilinen hastalar, ciddiye alınmayacaklarından ya da yaşam tarzı alışkanlıklarından sorumlu tutulacaklarından korktukları için yardım aramakta isteksizdirler. Veriler, hiperürisemi ve guta yatkınlığı arttıran şartların değiştirilemez olduğunu gösteriyor. Öte yandan araştırmacılar, bu zararlı ancak yerleşik görüşlere ve uygulamalara karşı çıkarak gutun toplumsal yükünü azaltmak ve ciddi engelleri aşmak için bir fırsat sunulabileceğini ileri sürüyorlar.

Yeni Bulgular Diyet Önerilerini Değiştirmiyor

Araştırma ekibi, beş ABD kohort çalışmasından alınan kesitsel gıda frekansı verilerinin bir meta analizini gerçekleştirdi. Bireysel yiyecekleri serum ürat düzeyleri ile olan ilişkilerde sistematik olarak analiz ettiler ve diyet faktörleri ile ilişkili varyansları genom çapında yaygın olan tek nükleotid varyantlarıyla ilişkilendirdiler. Araştırmacılar ayrıca, kalıtımsal farklılıkların yalnızca doğrudan serum ürat düzeyleriyle ilişkili olanları değil, aynı zamanda kahve, alkol veya şeker tatlandırılmış içeceklerin tüketimi gibi gut riskine katkıda bulunabilecek gıda tercihlerindeki farklılıkları da içerdiğini belirttiler.

Araştırmacılar bulgularını ekstrapolasyona karşı uyarmalarına rağmen, çalışılan popülasyonlardaki hiperürisemi sebebinin, klinik olarak belirgin gut hastalarından önemli ölçüde farklı olma olasılığının düşük olduğunu da belirttiler. Çalışmanın, gut hastalarının aşırı derecede yüksek riskli yiyecekleri aşırı tüketmekten kaçınmak için diyetlerini değiştirmeleri gerektiğine dair kılavuz önerilerindeki bir değişikliğin destekleyici kanıtlar sunmamakta olduğunun da özellikle altını çizdiler.

Gut hastalığının günlük pratikte genel olarak kötü yönetildiğini ileri süren araştırmacılar bunun nedenlerinin tam olarak anlaşılmamış olduğunu, ancak hastaların ve sağlık profesyonellerinin gutun nedenlerini ve tedavisini suboptimal anlayışlarının bunda önemli bir faktör olduğunu belirttiler.

Referanslar

Tanya J Major et al. Evaluation of the diet wide contribution to serum urate levels: meta-analysis of population based cohorts BMJ 2018;363:k3951