Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma

İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin kullanılmaya başlanması, bir dizi kanser türünün tedavisini dramatik bir şekilde değiştirmiştir.Ancak bu ilaçlar daha önce kullanılmış olanlardan oldukça farklı olması sebebiyle, klinisyenler tamamen yeni bir advers etki spektrumunu yönetmek zorundadır.

Bu ajanların olumsuz etkilerinin çok çeşitli organları etkileyebileceğibilinmektedir. En sık görülenler; cilt, gastrointestinal sistem, akciğerler, endokrin organlar (tiroid, adrenal bezi, hipofiz bezi) ve kas-iskelet sistemi, böbrek, sinir, hematolojik, kardiyovasküler ve oküler sistemler üzerine olan advers etkilerdir. Bu etkiler yeni bir derleme yazısında incelenmiştir.

Otoimmün olaylar genellikle,anti-CTLA-4 rejimlerinde doza bağımlıdır, ancak programlanmış hücre ölüm ligandı, anti-PD-1 üzerinde etki eden birçok kontrol noktası inhibitörü ise doza bağımlıdeğildir. Tedavinin sıklıkla ilk 12 haftasında advers olaylar ortaya çıkarken, hastaların, tedavidurdurulduktan 6 ay sonrasına kadar bu etkileri yaşayabileceği bilinmektedir.

Çoğu etki akut olaydır ve genellikle 1 ila 7 gün sonra steroidlerle tedaviye cevap verir. Genellikle hafif reaksiyonlar için düşük doz glukokortikoidler(prednizon, 0.5 mg / kg) ve daha ciddi olaylar için yüksek doz glukokortikoidler (1-2 mg / kg) kullanılır.

Cilt Reaksiyonları ve Kolit Sık Görülüyor

Araştırmacılar, hastaların yaklaşık %10'unda, steroid tedavisinin sona ermesinden sonra advers olayların tekrar edeceğini ve anti-PD-1 monoterapisi alan hastaların yaklaşık % 5'inin hastaneye yatırılması gerekeceği belirtildi. Anti-CTLA-4 / anti-PD-1 immünoterapilerin kombinasyonu, advers olaylar için riski arttırır ve bu kombinasyonu alan hastaların %36'sında hastaneye yatış gerekebilir.

Araştırmacılara göre hastalar 3 ila 7 günlük steroid tedavisinden sonra iyileşme görülmnezse, infliksimab veya mikofenolat mofetil gibi hastalığa özgü ikinci basamak immün baskılama düşünülmelidir. Ayrıca, kontrol noktası inhibitörlerinin yalnızca 2011'den beri ticari olarak temin edilebilmesi nedeniyle, uzun vadeli advers olayların karakterize edilemediğidikkat çekmektedir.

En sık karşılaşılan olaylar ciltle ilgili olaylardır. Hastaların%30'un da kaşıntı, akneiform döküntü ve toksik epidermal nekroliz gibi bulgular görülmektedir. Hafif inflamasyon, topikal steroidler ve antihistaminikler ile etkili bir şekilde yönetilebilir. Araştırmacılar, kalıcı veya daha ciddi vakaların yüksek doz sistemik steroid gerektirebileceği belirtilmektedir.

Kabarcıklar veya mukozal tutulum nadirdir (< %1); oluşumları bir büllöz hastalık veya Stevens-Johnson sendromu olduğndan şüphelendirmelidir. Acil dermatolojik değerlendirmeyi ve yüksek doz steroidlerle tedavi gerektirir.

Bir başka yaygın advers olay ise Kolit'tir. Anti-CTLA-4 ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %25'inde ve anti-PD-1 / PD-L1 monoterapisi ile tedavi edilen hastaların %5'inden azında görülür. Belirtileri, hastaların %90'ından fazlasında meydana gelen sulu ishal ve hastaların %20'sinde gözlenen karın rahatsızlığı ve alt gastrointestinal kanamadır.

Hafif ila orta dereceli kolit genellikle hidrasyon ve antidiyaretik ilaçlar ile tedavi edilebilir. Şiddetli ishal veya 5-7 günden uzun süren hafif-orta dereceli vakalar yüksek doz steroid gerektirir (1-2 mg/kg/gün). Periton belirtileri olan hastalarda dehidratasyon, elektrolit dengesizlikleri veya çok sık (>günde 10-15) yüksek hacimli dışkı durumunda intravenöz steroidler ve hastaneye yatış endikasyonu vardır. Araştırmacılara göre, bu yan etkiler yaşamı tehdit edici olabilmektedir.

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) ve Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı (NCCN), yakın zamanda kontrol noktası inhibitörlerinin yan etkilerini değerlendirmek ve yönetmek için ortak kılavuzlar geliştirmektedirler. Bu yaygın yan etkilerin yanı sıra, daha az yaygın çeşitli yan etkiler de ciddiyet derecesine göre tedavi edilmelidir.

Medikaynak Referanslar

Johnson DB, Chandra S, Sosman JA. Immune Checkpoint Inhibitor Toxicity in 2018. JAMA. 2018;320(16):1702–1703. doi:10.1001/jama.2018.13995

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler