Yandex Metrica
MENÜ
arama yap

Juvenil İdiopatik Artritli Gençler için Akıllı Telefon Uygulama Sistemi: JIApp

06 Ekim 2017

Juvenil idiopatik artritte (JIA) görülen alevlenmeler eklem ağrısı ve eklem şişliği ile karakterizedir ve genellikle yorgunluk, olumsuz duygular ve aktivitelere katılımın azalması eşlik eder. JIA'nın gençlerin fiziksel ve psikososyal gelişimi ve iyilik hali üzerindeki etkisini en aza indirgemek için, hastalık aktivitesini ve yan etkilerini düzenli olarak izlemek, tedavi planlarına uymak ve sağlık teşvik davranışlarına katılım gibi kişisel sağlık yönetimlerini desteklemek şarttır. Akıllı telefon teknolojisi, uygun öz-izlem ve bilgiye kolay erişim yoluyla gençlerin kendi sağlık bakımlarına katılmasını sağlama potansiyeline sahiptir. Buna ek olarak, belirtiler, davranışlar ve psikososyal sorunlarda kendi raporladıkları dalgalanmaların daha doğru bir özetini elde etmek, hem gençler hem de sağlık uzmanlarının sağlık durumunu daha iyi anlamasına, kişisel yönetimin önündeki engelleri belirlemesine ve tedavi etkinliğini ve ek sağlık bakım ihtiyaçlarını değerlendirmesine yardımcı olabilir. JIA’lı gençleri, bakımlarıyla ilgilenen aileleri ve sağlık profesyonelleri ile işbirliği içinde kendi sağlık bakımlarına dahil eden kapsamlı bir akıllı telefon uygulaması henüz geliştirilmemiştir.

İngiltere’den araştırmacılar,  JIA’lı gençler ve sağlık profesyonelleri için kişisel yönetim bir akıllı telefon uygulama sisteminin (JIApp) kabul edilebilirliğini ve kullanılabilirliğini tasarlamak, geliştirmek ve değerlendirmek amacıyla bir çalışma yaptılar. Genç hastaları, ebeveynleri ve sağlık profesyonellerini içeren niteliksel, kullanıcı merkezli bir tasarım yaklaşımı kullandılar. Çalışma ilk aşamada uygulamanın özellikleri, içeriği ve tasarımı konusunda fikir birliğine odaklanıldığı, ikinci aşamada uygulama prototipinin daha da rafine edilmesi ve değerlendirilmesinin yapıldığı ve üçüncü aşamada uygulamanın kullanılabilirlik testine odaklanıldığı üç aşamalı olarak yürütüldü. Görüşme transkriptleri nitel içerik analizi kullanılarak analiz edildi.

Çalışmada, ortalama yaşları 17 olan JIA’lı toplam 29 genç hasta 7 ebeveyn ve 21 sağlık profesyoneli ile görüşüldü. Aşama I'de uygulama gelişimi konusunda yardımcı olan başlıca ana konular; semptomların, iyilik durumunun ve aktivitelerin uzaktan izlenmesi, tedavi uyumu, eğitim ve destekti. Aşama II sırasında, uygulama prototipinin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesini sağlayan üç ana başlık daha ortaya çıktı. Bunlar arasında son kullanıcıları uygulamayı kullanmaya motive etmek için ödül sistemini uyarlama, uygulama ara yüzünün tasarımı ve klinik uygulama entegrasyonu vardı. Aşama III sırasında kullanılabilirlik testi genel memnuniyet oranlarının yüksek olduğunu gösterdi ve ayrıca uygulamanın içerik geçerliliğini doğruladı.

Araştırmacılar, uygulamanın, genç hastalar ve sağlık profesyonelleri arasında kabul edilebilirlik ve kullanılabilirlik düzeylerinin yüksek olduğu ve bu yaş grubu için sağlık bakımını ve sonuçlarını geliştirme potansiyeline sahip olduğunu belirttiler. 

Literatür talep et Sonra Oku

Referanslar :

Ran A Cai, Dominik Beste, Hema Chaplin, Socrates Varakliotis, Linda Suffield, Francesca Josephs, Debajit Sen, Lucy R Wedderburn,  Yiannakis Ioannou, Stephen Hailes, Despina Eleftheriou. Developing and Evaluating JIApp: Acceptability and Usability of a Smartphone App System to Improve Self-Management in Young People With Juvenile Idiopathic Arthritis, JMIR Mhealth Uhealth 2017;5(8):e121).

Balık Yağı Artrit Tedavisinde Etkili mi?

28 Kasım 2017

Artrit, sık rastlanan ve engelliliğin önde gelen bir nedenidir. Artrit eklemleri enflamasyon yoluyla ya da kıkırdak dejenerasyonu yoluyla etkiler. Artritin, romatoid artrit (RA) ve osteoartrit olmak üzere iki yaygın tipi olup, her ikisi de eklem ağrısı, sertlik ve hareketlilik sorunlarına neden olabilir. RA, bağışıklık sistemindeki bir sorundan kaynaklanan enflamatuar bir eklem hastalığıdır. Osteoartrit ise eklem kıkırdağı ve kemikleri etkileyen dejeneratif bir durumdur. Morina balığı karaciğer yağı ve balık yağı, DHA (dokosaheksaenoik asit) ve EPA (eikozapentaenoik asit) olmak üzere iki tür omega-3 yağ asidi içerir. EPA ve DHA'nın enflamasyonu azalttığını gösterilmiştir. Yağ asitlerinin enflamasyonu azaltmada rolü, RA tedavisine yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Balık yağının osteoartrit tedavisinde rol oynayıp oynamadığı araştırılmıştır.

2012 yılında yayınlanan bir incelemede , artrit tedavisi için balık yağının yararları ile ilgili yapılmış önceki çalışmalar incelenmiştir. Özellikle, eklem şişlik ve ağrıların azaltılmasında EPA ve DHA'nın rolü araştırılmıştır. Çalışmada, deniz kaynaklı EPA ve DHA'nın eklem şişliği ve ağrı üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu gösteren tutarlı kanıtlar ortaya koymuştur.  Ayrıca, bu omega-3 yağ asitlerinin, RA'nın başka bir semptomu olan eklemlerde sabah sertliğinin iyileşmesine yardımcı olduğu gösterilmiştir. 2016'da yapılan bir araştırmada ise, günlük omega-3 takviyesinin RA üzerinde olumlu bir etkisi olduğu ve analjezik ilaç ihtiyacını azalttığı bulunmuştur. Mevcut bilimsel kanıtların 2015 yılındaki incelemesine göre, çok sayıda hayvan çalışmaları, balık yağının osteoartrit için bir tedavi olarak umut vaat ettiğini göstermektedir. Bununla birlikte, incelemede balık yağının insanlarda osteoartrit için etkili bir tedavi olup olmadığının kesin olarak söylenebilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu sonucuna varılmıştır. Balık yağı, kan dolaşımında bulunan bazı yağları azaltmaya ve kan basıncını düşürmeye de yardımcı olabilir. Ayrıca, depresyon tedavisinde anti-depresanların yanında iyi çalıştığı bulunmuştur.

Balık Yağında Ne Var?

Temel Omega 3'leri elde etmenin en iyi yolu, soğuk su yağlı balığı yemektir. Balık yağı, uskumru, ton balığı, ringa balığı, somon, morina balığı karaciğeri gibi yağlı balıklardan yapılan bir diyet ekidir. Ayrıca, demir, kalsiyum, vitaminler B, A ve D de dahil olmak üzere az miktarda vitamin ve mineral içerir. Balık yağı, yalnızca preslenmiş morina karaciğerlerinden gelen yağ içeren morina karaciğeri yağından farklıdır. morina balığı karaciğer yağı A ve D vitamini balık yağı yerine çok daha yüksek miktarda içerir. Bu vitaminler genellikle sağlıklıdır, ancak büyük miktarlarda tüketildiğinde zararlı olabilir. Artrit için balık yağı veya morina karaciğeri yağı kullanan insanlar, faydalı olabilmesi için yeterli miktarda omega-3 yağ asidi kazanmak için büyük miktarlarda ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, zararlı A ve D vitamini seviyelerine girmeden büyük dozlar tüketebileceğinden, morina karaciğeri yağı yerine balık yağı omega-3'ün daha iyi bir kaynağıdır.

Artrit Vakfı, Hem RA hem de osteoartrit için, günde iki kez 2,6 grama kadar balık yağı önermektedir. En fazla yararı elde etmek için, EPA ve DHA'nın aktif içeriklerinin en az % 30'unu içermesi önemlidir.

Literatür talep et Sonra Oku

Referanslar :

  • About arthritis. (n.d.). Retrieved from http://www.arthritis.org/about-arthritis/
  • Best fish for arthritis. (n.d.). Retrieved from http://www.arthritis.org/living-with-arthritis/arthritis-diet/best-foods-for-arthritis/best-fish-for-arthritis.php
  • Boe, C., & Vangsness, C. T. (2015, July). Fish oil and osteoarthritis: Current evidence. American Journal of Orthopedics, 44(7), 302–305. Retrieved from https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26161757
  • Fish oil. (n.d.). Retrieved from http://www.arthritis.org/living-with-arthritis/treatments/natural/supplements-herbs/guide/fish-oil.php
  • Miles, E. A., & Calder, P. C. (2012, June). Influence of marine n-3 polyunsaturated fatty acids on immune function and a systematic review of their effects on clinical outcomes in rheumatoid arthritis. British Journal of Nutrition, 107(Suppl 2), S171–S184. Retrieved from https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22591891
  • Rajaei, E., Mowla, K., Ghorbani, A., Bahadoram, S., Bahadoram, M., &, Dargahi-Malamir, M. (2016, July). The effect of omega-3 fatty acids in patients with active rheumatoid arthritis receiving DMARDs therapy: Double-blind randomized controlled trial. Global Journal of Health Science, 8(7), 18–25. Retrieved from https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4965662/

Juvenil İdiyopatik Artritte Zihinsel Sağlık ve Adaptasyon

22 Haziran 2017

Çocuklardan ve ebeveynlerinden edinilen bilgiler, çocuklukta sağlık ilişkili yaşam kalitesinin (İKGÇ) değerlendirilmesinde önemlidir. Juvenil idiopatik artrit (JIA) ve tedavisi, bu hastalığa sahip ergenlere ve ailelerine birçok zorluk getirmektedir. Meta analizlerin sonuçlarına ve aile raporlarına göre, kronik artritli çocukların ve ergenlerin kontrol grubuna kıyasla psikolojik uyum sorunları yaşama olasılıklarının daha yüksektir. Adaptasyon sorunları ve semptomları içselleştirme ile ilgili sorunlar özellikle artritli çocukları etkilemektedir ve bu patern pediatrik kronik hastalıkta psikolojik adaptasyonun epidemiyolojik araştırma ve literatür incelemelerinin bulguları tarafından da desteklenmektedir. Bununla birlikte, artritli ergenlerin, kontrol grubuna kıyasla yoksul benlik kavramı veya özsaygı sorunları için daha yüksek bir riskle karşı karşıya kaldıkları görülmemiştir. Ebeveynlerin neredeyse üçte ikisi orta-şiddetli zorluklarla karşılaştıklarını belirtseler de, ebeveynlerin JİA'ya nasıl adaptasyon sağladıkları gözden kaçırılmıştır. Ebeveynler, JIA'ya adaptasyon sürecinde yer alır ve annenin adaptasyonu, evlilik ve aile uyumu, aile desteği ve kaynaşma gibi çocuğun ailevi özellikleri, çocuğun JİA'ya ne kadar uyum sağladığını etkilemektedir.

Polonya’dan araştırmacılar, JIA’da zihinsel sağlık ve adaptasyonu ve ebeveynler ile ergen raporları arasında ki uyum düzeyini ölçmek amacıyla bir çalışma yaptılar. Araştırmacılar öncelikle, “Polish-language Pediatric Outcomes Data Collection Instrument” (PODCI) anketinin psikometrik özelliklerini, “Adolescent Outcomes Questionnaire” (ADQ) hasta-raporunda ve ADQ ebeveyn raporunda analiz ettiler. JIA’da disfonksiyonu derecelendirmede, ebeveynler ve ergenler arasındaki uyuşma düzeyini ve hastaların JIA'ya ve hastalığa ilişkin psikolojik adaptasyon ve sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkileri incelediler.

Çalışmaya JIA tanılı, 11-18 yaş arasındaki 26 ergen ile 26 ebeveyni dahil ettiler. Hastalık gidişatı 12 ergende pausiartiküler ve 14 ergende poliartiküler (n = 14,% 53.8) olarak sınıflandırıldı. Katılımcılara, PODCI (hasta ve ebeveyn raporlarını) iki defa ve bir defa da Strengths and Difficulties Questionnaire-25 'i (SDQ-25) uygulandı. PODCI normatif puanlarına ilişkin sonuçların dağılımını göz önünde bulundurarak, Küresel İşlevsellik Ölçeği'nde anne-babaların % 73,1'nin ve hastaların % 69,2'sinin skoru 50'nin altındaydı. Bu oran, genel sağlıklı nüfus ortalamasında düşüktü. Ebeveyn raporunda SDQ-25'in toplam puanı 11,86'ya ve hasta raporunun puanı 11,23'e eşitti. Çalışma grupları PODCI veya SDQ-25 sonuçlarına göre önemli ölçüde farklılık göstermedi. JIA'lı ebeveynler ve ergenler, hastaların sağlığı konusunda çok benzer algılamaya sahipti. Hastalık şiddeti ve hastanın yaşı arttıkça daha büyük farklar ortaya çıkıyordu.

Araştırmacılar, PODCI'nin Polonya versiyonunda, Küresel İşlevsellik Ölçeği'nin iç tutarlılığının, güvenilirliğinin doğrulandığını ve bu nedenle anketin bu grupta önemli sorunlar bildiren hastaların tanımlanmasına yardımcı olabileceğini belirttiler.

Literatür talep et Sonra Oku

Referanslar :

Misterska E, Kaminiarczyk-Pyzałka D, Adamczak K, Adamczyk KA, Niedziela M, Głowacki M, et al. Mental health and adjustment to juvenile idiopathic arthritis: Level of agreement between parent and adolescent reports according to Strengths and Difficulties Questionnaire and Adolescent Outcomes Questionnaire. PLoS ONE 12(3): e0173768.

Antibiyotik Kullanımı Jüvenil Artrit Gelişme Riskini Arttırıyor mu?

04 Aralık 2015

Rutgers Üniversitesinden bir gurup araştırmacının yaptığı çalışmada, aynı yaş gurubunda iki kez antibiyotik kullanan çocuklarda, antibiyotik kullanmayanlara göre juvenil artrit gelişme riski arttığını görüldü.. Antibiyotik kullanımı ne kadar fazla olursa riskte o kadar artıyor ve antibiyotik alımından sonraki bir yıl boyunca en riskli süre oluyor.

En son Amerikan Hastalık Kontrol ve Koruma (Centers for Disease Control and Prevention)  istatistiklerine göre yılda 4.300- 9.700 arasında, 16 yaşının altında çocuk juvenil artrit tanısı alıyor. Genetik nedenlerin hastaların sadece dörtte birinde görülmesi,  çevresel etmenlerinde hastalığın başlamasında önemli bir rol oynadığını işaret ediyor. Daha önce yapılan çalışmaların sonuçlarına göre çocukların dörtte birine antibiyotik kullandırıldığı, bu antibiyotiklerin yarısının akut solunum yolu enfeksiyonları için ve muhtemelen gereksiz yere verildiği anlaşılıyor. Araştırmacılar yaptıkları çalışma ile gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak için muhtemel bir sebep daha ortaya koyduklarını söylüyorlar.

Araştırmacılar bu çalışmaya 2014 yılında, daha önce yapılan çalışmalarda antibiyotik kullanımının enflamatuar bağırsak hastalıkları dahil diğer kronik hastalıkların gelişiminde predispozan faktör olabileceğinin ortaya konmasından yola çıkarak başladıklarını söylüyorlar. Bağırsaklarda ve diğer yerlerde ki mikrobiyal kolonilerin bozulmasının yetişkinlerde ki romatoid artrit dahil diğer otoimmün enflamatuar hastalıklarla ilişkili olduğu düşünülüyor. Antibiyotiklerin de insanlarda en iyi bilinen mikrobiyal kolonileri bozucu faktörler olduğunu belirtiliyor.

Araştırmacılar İngiltere’de 11 milyon insanın bilgilerinin bulunduğu veri tabanı The Health Improvement Network (THIN)’i  kullanarak, yeni tanı almış jüvenil artritli çocuklarla yaş ve cinsiyeti de dikkate alarak kontrol grubuyla karşılaştırdılar. 152si jüvenil artrit tanılı kabaca 450.000 çocuğun diğer otoimmün durumları, geçirilmiş enfeksiyonlar, antibiyotik kullanımı gibi bilgilerini inceleyip jüvenil artrit gelişimi ile ilişkisini araştırdılar. İncelemeleri sırasında üst solunum yolu enfeksiyonu için antibiyotik tedavisi alan çocuklarda tedavi almamışlara göre daha sık artrit geliştiğini gördüler. Ayrıca antiviral ya da antifungal tedavilerle jüvenil artrit gelişimi arasında ilişki olmadığını saptadılar. Sadece antibakteriyel ilaçlar ile jüvenil artrit arasında bir bağlantı olduğunu buldular.

Araştırmacılar bunun, çok ciddi ve potansiyel sakat bırakıcı hastalıkların etiyolojisinin aydınlatılmasında oldukça önemli bir ipucu gibi göründüğünü ve eğer kanıtlanırsa hastalıklarda korunmayı sağlamanın mümkün olabileceğini söylediler.

Araştırmacılar, jüvenil artritli çocukların ciddi enfeksiyonlara yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu çünkü immün sistemlerinin yeterince koruyamadığını belirttiler. Jüvenil artrit tanısı almadan öncede bu anormal immün sistemin çocukları ciddi enfeksiyonlara yakalanmaya daha elverişli hale getirdiğini gördüklerini de eklediler. Hipotezlerine göre, antibiyotik kullanımının jüvenil artrit gelişiminde bir sebepten çok anormal immünite için belirleyici bir faktör olduğunun düşünülebileceğini, çoğu çocuğun antibiyotik kullandığı halde 1.000 çocuktan sadece bir tanesinde artrit geliştiğini belirttiler. Antibiyotik kullanımının artrit gelişimine katkısının olduğunun ama tek faktör olmadığını düşündüklerini söylediler.

Literatür talep et Sonra Oku

Referanslar :

 Rutgers University. "Antibiotic exposure could increase the risk of juvenile arthritis: Findings may offer another reason to judiciously prescribe antibiotics to children." ScienceDaily. ScienceDaily, 20 July 2015

E-Posta ve şifrenizi girerek
medikal referans noktanıza ulaşabilirsiniz.

GİRİŞ YAP

Yeni hesap oluştururken vereceğiniz bilgiler, cegedim tarafından onaylanacak
ve siteye tam üyeliğiniz bu onaydan sonra sağlanacaktır.

* Tüm alanları doldurmak zorunludur.

Loading Image