Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

Kistik fibrozis (KF) hastalarını tedavi eden doktorlar, hastalarının SARS-CoV-2 enfeksiyonuna karşı özellikle duyarlı olmaları ve belki de COVID-19 enfeksiyonu durumunda daha yüksek kötü prognoz riski ile yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Öte yandan bu konu ile ilgili ilk bulgular, sosyal mesafe önlemlerinin ve belki de KF'li bireylerin daha genç yaş ortalamasına sahip olmasının bu hasta popülasyonu üzerinde COVID-19’un ciddi bir etki göstermesini önlediğine işaret etmektedir. Yapılan bazı araştırmalar, transplantasyon sonrası bireylerin COVID-19’un kötü prognozu açısından daha büyük risk altında olabileceğini düşündürmektedir. Ancak araştırmacılar, bu verilerin kesin sonuçlara varmak için çok az olduğuna dikkat çekmişler ve hasta kayıtlarının ve diğer kaynakların devam eden analizlerinin KF'li bireyler arasında COVID-19'un yüküne dair daha fazla fikir vermesini beklediklerini belirtmişlerdir. Araştırmacılar bu elde ettikleri ilk sonuçları, sanal olarak düzenlenen Kuzey Amerika Kistik Fibrozis Konferansı'nın bir oturumunda paylaşmışlardır. Hem Riley Çocuk Hastanesi ve hem de Indiana Üniversitesi'nde pediatrik göğüs hastalıkları uzmanı olarak çalışan D. B. Sanders, sunumunda ABD’deki hastaları da içeren Kistik Fibrozis Vakfı'nın hasta kayıtlarındaki verileri paylaşmış ve diğer popülasyonlarda olduğu gibi, pandemi döneminde sağlık hizmeti kullanımının, KF'li bireyler arasında azaldığını göstermiştir. Çalışmada Nisan-Eylül 2019 arasında, doktor ziyaretlerinin %81'inin klinikte ve %12'sinin ise hastanede olduğu bildirilmiştir. 2020'nin aynı döneminde, bu rakamlar sırasıyla %35 ve %4'e düşerken, telefon veya bilgisayar aracılığı ile olan görüşmeler %30’a çıkmıştır. Yüz yüze sağlık hizmeti kullanımı 1 Temmuz ile 16 Eylül arasında değerlendirildiğinde, görüşmelerin %53'ünün klinikte, %5'inin hastanede ve %28'inin ise sanal olarak gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Ayrıca, birinci saniyedeki zorlu ekspiratuar volüm (FEV1) ve mikrobiyoloji testleri nedeniyle olan etkileşim oranlarında 2019'un sonundaki %90'dan Nisan ayındaki %10'a kadar bir düşüş olduğu gözlemlenmiştir. 17 Ağustos itibariyle Sanders, incelenen dönemde KF'li 3.048 kişinin COVID-19 açısından test edildiğini ve bu gruptan 174 bireyin pozitif sonuç aldığını bildirmiştir.

Sosyal Mesafe ve Maske Takmak Hastaları Koruyor

Çalışmada pozitif olduğu tespit edilen KF’li grubun diğer popülasyonlarda görülen pozitif test sonuçlarındaki ırksal ve etnik farklılıklar açısından benzer olduğu gözlemlenmiştir. Bazı gruplar, genel KF popülasyonuna kıyasla daha yüksek oranda COVID-19 pozitif tanısı almıştır. Bu gruplara Hispanikler, Siyahlar ve FEV1 değeri tahmin edilenin %40'ından daha az olan kişilerin dahil olduğu bildirilmiştir.

17 Eylül itibariyle, Amerika Birleşik Devletleri'nde COVID-19 için pozitif sonuç veren KF'li 212 kişi arasında 51 hastaneye yatış ve iki ölüm meydana gelmiş ve bilim insanları artan sayıların ABD popülasyonundaki eğilimleri yansıttığını belirtmişlerdir. Çalışmada bir ölüm, ilerlemiş akciğer hastalığı olan bir hastada, diğeri ise akciğer nakli sonrası bir hastada meydana gelmiştir. Sanders, sunumu sırasında neyse ki rakamların yüksek olmadığını ancak konunun çok yakından takip edildiğini ifade etmiştir. Araştırmacılar cesaret verici bir haberin, pandeminin başlangıcından bu yana KF'li bireyler arasında hastaneye yatışların azalması olduğunu belirtmişlerdir. Sanders, bu durumun, ailelerin sosyal mesafe önlemlerine uymada ve maske takmada iyi olduklarını ve bu nedenle virüslere maruz kalmadıklarını gösterdiğini belirtmiş ve bunun meyvelerini daha az hastaneye yatışla gördüklerini sözlerine eklemiştir. Ayrıca Sanders, düşüşün bir kısmının hastaneye gitme konusundaki isteksizlik olabileceğini ve üçlü kombinasyon kistik fibrozis transmembran regülatör (CTFR) modülatör tedavisinin de büyük olasılıkla katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Araştırmacılar genel olarak, bu anketlerin sonuçlarının cesaret verici olduğunu ve COVID-19 vakalarının KF'li bireyler arasında daha şiddetli olabileceğine dair erken korkuların şimdiye kadar doğrulanmamış olabileceğini düşündürdüğünü ifade etmişlerdir. Sanders, yaptığı konuşmada, ABD kohortunda istatistiksel önemi olan risk faktörleriyle bağlantıları göstermeye yetecek kadar vaka olmadığını belirtmiş ve çok olumsuz sonuç görmediklerini sözlerine eklemiştir.

Medikaynak Referanslar

Jim Kling, Cystic Fibrosis Patients' Vulnerability to COVID-19 Infection: Preliminary Data Ease Fears, Medscape, Nov 11, 2020.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler