ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Kronik Ağrı ve Glutamat Tüketimi İlişkisi

Kenya’da yapılan araştırmaya göre diyet değişikliği ile kronik ağrılarınızı azaltabilirsiniz.
12 Nisan 2018

Gelişmekte olan ülkelerde dahil olmak üzere tüm dünyada sık karşılaşılan ve hastaların yaşam kalitesini oldukça etkileyen rahatsızlıklardan birisi kronik ağrıdır. Bu nedenle tüm dünyada konu ile ilgili birçok çalışma yapılmış ve konu halen araştırılmaya devam etmekte. Journal Nutrition’da yayınlanan, Kenya’da yapılan pilot çalışmada ise kronik ağrının diyetle ilişkisi olabileceği gösterildi. Bu çalışmada, diyetlerinden monosodyum glutamatı çıkaran katılımcıların şikayetlerinde gerileme olduğu gösterildi.

Glutamat, parmesan ve soya gibi gıdalarda doğal olarak bulunurken, çoğunlukla gıda katkı maddesi olarak kullanılıyor. Birçok ürünün içerisinde olan glutamat, içerik kısmında ‘’glutamat’’ ‘’hidrolize protein’’ ‘’protein isolat’’ ‘’protein ekstratı’’ gibi isimlerle geçmekte. Kenya halkı ise glutamata en çok günlük yemeklerde kullandıkları Mchuzi Mix denilen baharat karışımından dolayı yoğun miktarda maruz kalıyor. Aslında çalışmanın çıkış amacı, herhangi bir diyet değişikliğinin kullanılan besin desteklerine göre üstünlük gösterip göstermediğini anlamak üzerine olduğu için,  araştırmacılar Kenya’da bu tedavide en sık kullanılan asetominofen ile glutamatı çıkarma, su alımının arttırılması ve her ikisinin kombinasyonunu denediler. Katılımcılar en az 3 ay ya da daha fazla süredir en az 3 bölgede kronik ağrı yaşayan, çoğunlukla dünyada ve Amerika’da en sık görülen rahatsızlıklardan olan migren, baş ağrısı, kronik yorgunluk, bilişsel işlev bozukluğu, uyku bozuklukları gibi nörolojik şikayetlerden muzdarip kişilerden seçilmişti.

Glutamatın Kesilmesi Tek Başına Yeterli Bulundu

Bu kişiler öncelikle dört gruba ayrıldı. Su tüketiminin baş ağrısında önemi olduğu için gruplandırmada su tüketimi de dikkate alındı. Bu baharat karışımını tüketen kişilere benzer tatta glutamat içermeyen baharat karışımı verildi. Glutamat tüketmeyen ancak su tüketimi az olan gruba şişelenmiş su verildi ve günlük tüketimin sekiz bardak olması istendi ve kombinasyonlarına bu uygulamalar yapıldı. Kontrol grubu ise bunlara maruz kalmaya devam ederek asetominofen kullandı.

Çalışmanın sonuçları ise oldukça dikkat çekici; Monosodyum glutamatı diyetten çıkaran ve su tüketimini arttıran grup ve asetominofen kullanan grubun semptomlarında belirgin düzelmeler görüldü. Diyet değişikliğinin kronik ağrılarda bu denli etkin olması Kenya gibi ülkelerde düşük maliyetli tedavi seçeneği olması açısından, ve insan sağlığı açısından ümit verici.

Referanslar

Kathleen F. Holton, Peter K. Ndege, Daniel J. Clauw. Dietary correlates of chronic widespread pain in meru, Kenya. Nutrition, 2018; DOI: 10.1016/j.nut.2018.01.016