ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Omega-3 ve Omega-6 Kaslarda Gen Ekspresyonunu Düzenliyor

Araştırmacılar, esansiyel yağların düzenli tüketiminin, genlerin iskelet kası sekretomasıyla ilişkili bilgileri (gen ekspresyonu) nasıl kullandığını düzenlediğini araştırdı.
27 Haziran 2018

Alfa-linolenik asit (ALA) ve linoleik asit (LA), insanların diyet yoluyla tükettikleri, çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) olarak adlandırılan bitki bazlı esansiyel yağlardır. ALA bir omega-3 yağ asidi; LA bir omega-6 yağ asididir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin beyin sağlığına faydalı olduğu ve enflamasyon ve kalp hastalığı riskini azalttığı gösterilmiştir. Kanıtlar, iskelet kasından salgılanan proteinlerin çok çeşitli metabolik sinyal yollarını etkilediğini göstermektedir.  Önceki çalışmalar, kaslardan salgılanan proteinlerin (iskelet kası sekretomu), kas lifi oluşumu ve pankreastaki insülin üreten beta hücrelerinin işlevi gibi metabolik aktivitelerin sinyalizasyonunu düzenlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir. Bu araştırmalar, obezitenin ve insülin direncinin iskelet kası sekretomunu değiştirdiğini düşündürmektedir.

Kanada, Ontario'daki Guelph Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı daha önce, temel çoklu doymamış yağ asitlerinin (PUFA) obez Zucker sıçanlarında tüm vücut glikoz homeostazını iyileştirdiğini gösteren bir çalışma yapmışlardı. Bununla birlikte, bu faydaların altında yatan mekanizmalar tanımlanmamıştı. Aynı araştırmacılar yaptıkları yeni çalışmada, 12 hafta için linoleik asit (LA) veya alfa-linolenik asit (ALA) ile takviye edilmiş diyetlerle beslenen obez Zucker sıçanlarında, tüm vücut glikoz homeostazında iyileşmelerin, iskelet kası sekretomu ile ilişkili olup olmadığını saptamayı amaçladılar.

Gıdaların Cinsi Kas Yapısını Etkiliyor

Araştırmacılar çalışmada, normal bir diyet ile beslenen zayıf bir grup ("yalın"), ALA ile takviye edilmiş yiyeceklerle beslenen obez bir grup ("ALA"),  LA ("LA") ile takviye edilmiş yiyeceklerle beslenen obez bir grup ve normal bir diyet ile beslenen obez bir kontrol grubu ("obez kontrol")  olmak üzere dört fare grubu oluşturdular. Bu dört grubun glikoz düzeylerini incelediler, kas ve hücrelerdeki proteinleri üretmek için DNA'dan genetik bilgi kullanan bir molekül zinciri olan RNA'dan örnekler aldılar. 12 hafta sonra, hem ALA hem de LA grupları, obez kontrol grubuna kıyasla daha düşük glukoz seviyelerine ve daha iyi glikoz toleransına sahipti. Bu faktörler, ALA grubunda LA grubundan daha fazla iyileşti. Salgılanan proteinler, kırmızı tibialis anterior (TA) iskelet kasından mikrodizin gen ekspresyonunun prediktif biyoinformatik analizi ile tanımlandı. Obez farelerde yağsız kontrollere kıyasla yaklaşık 130 gen farklı şekilde eksprese edildi. Salgılanmış proteinleri kodlayan 15 genin ekspresyonu, obez kontrollerde, obez LA destekli ve obez ALA destekli sıçanlarda, zayıf kontrollere kıyasla farklı şekilde düzenlenmişti. Salgılanan beş protein (Col3a1, Col15a1, Pdgfd, Lyz2 ve ANGPTL4), LA ve ALA tarafından farklı şekilde düzenlenmişti. En önemlisi, ALA takviyesi, obez kontrol ve obez-LA takviyeli sıçanlara kıyasla ANGPTL4 gen ekspresyonunu azaltmıştı. ALA ayrıca, farklılaşmış sıçan L6 miyotüplerinden ANGPTL4 gen ekspresyonunu ve ANGPTL4 salgısını da etkilemişti. Araştırmacılar, bu sonuçlardan yola çıkarak, LA ve ALA'nın iskelet kası sekretomunu farklı olarak düzenleyebildiğini belirttiler.

Özetle mevcut veriler, obezitenin, iskelet kas gen ekspresyonu üzerinde, her iki temel PUFA'dan daha büyük bir küresel etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte LA ve ALA üzerinden iskelet kası sekretomunu düzenleyerek kısmen metabolik fayda sağlanabileceği ileri sürülebilir.

 

Referanslar

Alex Rajna, Heather Gibling, Ousseynou Sarr, Sarthak Matravadia, Graham P. Holloway, David M Mutch. Alpha-linolenic acid and linoleic acid differentially regulate the skeletal muscle secretome of obese Zucker rats. Physiological Genomics, 2018.