Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü

Aşıların hatırlatma dozlarının COVID-19 ‘a karşı koruyuculuğu artırdığını öne süren veriler artarken, koruyuculuğun süresi ve yeni varyant üzerindeki etkisi göz önüne alındığında gitgide anlaşılmaz ve işin içinden çıkılmaz bir hale geliyor. Bilhassa hızla yayılan Omicron varyantı üzerinden bir değerlendirme yapıldığında ne derece koruma sağladıkları, ne sıklıkta tekrarlanmaları gerektiği tam bir muamma.

Güncel İsrail ve İngiltere verilerine göre, hatırlatma dozları kişinin virüsü kapma ve hastalanma riskini ve günlük vaka sayısını azaltmaktadır. Buradan yola çıkan sağlık kurumları herkese hatırlatma dozlarını öneriyor. Varyantlara özgü aşılar üzerinde çalışmalar sürmekle birlikte, uzmanlara göre hiç gecikmeden hatırlatma dozlarını vurulmak gerekiyor.

Varyant daha güçlü bir hal aldığı takdirde virüse karşı ekstra koruma sağlaması için dört veya daha fazla aşı gerekecektir. Bu durumda bu aşılama döngüsü sonsuz bir kısır döngü halini mi alacaktır? Omicron çıktığından beri aşılama kampanyaları üzerinde adeta kara bulutlar dolaşıyor ve ileriye yönelik bir tahminde bulunmak giderek güçleşiyor.

Dünya yeni varyantla yüzleşirken Nature dergisi hatırlatma dozu politikalarını şekillendirecek üç can alıcı soruyu gündeme getiriyor:

  1. Düzenli aralıklarla hatırlatma dozu gerekecek mi?
  2. Hatırlatma dozları salgını bitirecek mi?
  3. Zengin ülkelerdeki hatırlatma dozu kampanyaları dünya genelinde aşılama çabalarını azaltıyor mu?

İlk soruya yanıt: Duruma bağlı. Omicron keşfedilmeden önce pek çok aşı ve bağışıklık uzmanı üçüncü dozun yeterli olacağını, bağışıklık hücrelerinin daha önce karşılaşılan virüsü hatırlayarak uzun süreli koruma sağlayabileceğini sanıyordu. Sağlıklı bir insanda bağışıklık yanıtı gerçekten de çok güçlü olmakla birlikte sürpriz bir varyant hücum edince tüm immünolojik tablo bambaşka bir hal almıştı ve bağışıklık hücrelerinin virüsü tanıyıp tanıyamayacağını kestirmek mümkün görünmüyordu. Dolayısıyla bulaşma hızının yüksekliği nedeniyle kamusal endişeler göz önüne alındığında, virüsün hücrelere girmesini engelleyen antikorların sayısını yükseltme olasılığı hesaba katılarak düzenli aralıklarla ekstra dozlar yürürlüğe geçilmeliydi. Bu antikorlar aşılamadan bir süre sonra düşüşe geçmekte, enfeksiyon dalgalarını baskılama becerileri yitip gitmektedir. Dolayısıyla Omicron gibi hızla yayılan bir virüs söz konusu olduğunda, hatırlatma dozları fayda sağlayabilir. Farz edelim ki bu strateji herhangi bir fayda sağlamadı, bu durumda aşı üreticilerinin B planı da hazır: en az 4 şirket Omicrona özgü aşı adayları geliştirmek için kolları sıvamış durumda. Ancak bu aşı adaylarını elimiz kolumuz bağlı beklemek yerine standart hatırlatma aşılarına devam etmek önerilmektedir.

İkinci soruya yanıt: İsrail deneyimi değerlendirildiğinde, strateji işe yarıyor görünüyor. Hatırlatma dozu kampanyası öncesi Delta vaka sayıları ikiye katlanmışken ve enfeksiyon oranları en yüksek ülkelerden biri haline gelmişken, şu an vaka sayıları Eylül zirvesinin altında seyrediyor. Üç aşılı kişilerin Omicron testi pozitif çıksa da belirtileri hafif geçiriyorlar. Dolayısıyla hatırlatma dozlarının etkisini yitirmediği sonucuna varılabilir. Kaliforniya Üniversitesinde bulaşıcılık üzerinde hatırlatma dozu etkisini incelemek üzere geliştirilen aşılama modeline göre, hatırlatma dozu virüsün R üreme katsayısını, yani virüs kapma olasılığını, dolayısıyla vaka sayılarını azaltabiliyor, lakin salgını bitireceklerini öne sürmek mümkün değil. İngiltere’deki çalışmalara göre, ekstra doz aşılar salgın eğrisini kırmaya yardımcı olabilir. Hatırlatma dozları olmasaydı salgın ne boyutta olacaktı kestirmek mümkün görünmüyor.

Üçüncü soruya yanıt: Aşı üreticileri ayda 1.5 milyar doz Covid-19 aşısı üretiyor. Dolayısıyla gelişmiş ülkelerdeki hatırlatma dozu uygulamaları, aşılama oranları düşük ülkelere aşı tedariğinin önünde engel teşkil etmiyor. Buna karşın dünyada aşı bolluğu olsa dahi, düşük gelirli ülkelerde aşılanmamış insanların mevcudiyeti, pandemi konusunda gelişmiş ülkelerin öncelikleri hakkında "aşı eşitsizliği varmış gibi bir yanlış izlenim oluşturacaktır. Oysa Omicron pandemiye karşı ortaklaşa bir eylem çağrısı vazifesi görmelidir.

Medikaynak Referanslar

(FIMM), I. et al. (2021) Omicron is supercharging the COVID vaccine booster debate, Nature, 4 January 2022.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler