Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Rituksimab Sonrası Hipogammaglobulinemi ve Enfeksiyon Gelişimi İle İlişkili Risk Faktörleri

Rituksimab tedavisinde şiddetli veya kalıcı hipogammaglobulinemi gelişimi ve tekrarlayan enfeksiyonlara yatkınlık ile ilişkili risk faktörlerini özetlemek amacıyla bir literatür taraması yapıldı.
23 Ekim 2017

Rituksimab, hematolojik maligniteler ve otoimmün hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan, esas olarak bağışıklık sistemi B hücrelerinin yüzeylerinde eksprese edilen CD20'ye karşı bir kimerik fare/insan monoklonal antikorudur. B hücrelerinin büyük çoğunluğu, plazma hücreleri (PC) hariç, yüzeylerinde CD20'yi eksprese eder ve bu nedenle rituksimab için hedef temsil ederler. Malign ve otoimmün hastalıklarda rituksimab kullanımının gerekçesi, malign B hücresi klonlarının yok etmek veya otomatik reaktif kısa ömürlü PC ile CD20 eksprese eden B hücrelerinden türetilen oto-antikor üretimini önlemektir. Çeşitli kanıtlar, rituksimabın, patojenik oto-reaktif T hücrelerine antijen sunumunun azaltılması yoluyla ve regülatör T hücre bölmesinin modülasyonu yoluyla T hücre bölmesini de modüle edebildiğini göstermektedir.

Rituksimab, periferik kandaki CD20'yi eksprese eden B-hücrelerinin hızlı, geçici, ancak hemen hemen tamamen tükenmesine neden olur. Kemik iliği, dalak ve lenf düğümleri gibi diğer dokulardaki CD20'yi eksprese eden B hücrelerinde tükenme ise sadece kısmen olur. Bazı vakalarda, rituksimab kullanımı immünoglobülin azalmasına ve bakteriyel, viral ve fungal enfeksiyonlara duyarlılığın artmasına neden olabilir. Rituksimabın klinik uygulamada artan kullanımını göz önüne alarak, klinisyenlerin hipogamaglobulinemi ve ciddi enfeksiyon gelişme riskinin farkında olması önemlidir.

Hipogamaglobulinemi ve Enfeksiyon Riski

İmmunolojik komplikasyonlar, malign hastalıklarda malign olmayan hastalıklarla karşılaştırıldığında daha sıktır. Birden fazla dozda rituksimab kullanımı, idame rejimleri, tedavi öncesi düşük bazal immünoglobülin seviyeleri ve mikofenolat ve pürine analogları ile ilişkisi, hipogammaglobulinemi gelişimi için risk faktörlerini temsil etmektedir. Rituksimab kür sayısı, 6 aydan daha uzun süre düşük IgG düzeyleri, G-CSF kullanımı, kronik akciğer hastalığının görülmesi, kalp yetmezliği, romatoid artritli hastalarda eklem dışı tutulum, düşük IgG seviyeleri ve ileri yaşı enfeksiyon riskiyle ilişkilendirilmiştir. Çalışmaların popülasyon yaşı ve altta yatan hastalık, rituksimab programları ve tedavi öncesi veya eşlik eden tedavideki farklılıklar açısından yapılan çalışmaların heterojenliği kesin sonuçların çizilmesine izin vermese de, literatürde spesifik risk faktörlerinin hipogammaglobulinemi veya enfeksiyonların oluşumu ile ilişkisi vurgulanmaktadır.

Semptomatik hipogammaglobulinemi ve nötropenik olmayan enfeksiyonlara daha yatkın olan hastaların özelliklerini ayırt etmek,  bu hastaların yaşam kalitesini değerlendirmek ve asemptomatik/semptomatik hipogamaglobulinemi gelişiminin hastaların prognozunu etkileyip etkilemediğini anlamak için daha fazla prospektif çalışma ve yeterli izlem periyodunda randomize kontrollü araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Hipogamaglobulinemi ve enfeksiyon gelişme riskini öngörebilen güvenilir bir belirteç tanımlamak da önemlidir. Risk altındaki hastaların yönetimi, tedavisi dozları veya rituksimab kürsayısı azaltılarak iyileştirilebilir.

Referanslar

Evangelos A.A. Christou, Giuliana Giardino, Austen Worth & Fani Ladomenou (2017): Risk factors predisposing to the development of hypogammaglobulinemia and infections post-Rituximab, International Reviews of Immunology, DOI: 10.1080/08830185.2017.1346092