Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon
Artboard
Medikaynak Rxmediapharma

Üç Colorado Üniversitesi Kanser Merkezi araştırmacısı, yakın zamanda bağışıklık sisteminin kanserle nasıl ilişkili olduğuna dair yeni bilgiler sunan bir makale yayınlamışlardır. Quentin Vicens, PhD, Jeffrey Kieft, PhD ve Beat Vögeli, PhD, ADAR1 adlı bir enzimin kanserle ilişkili yollarda nasıl çalıştığını incelediklerini bildirmişlerdir. Kieft, bir hücrede ADAR1’in, doğal RNA'yı veya kendi RNA'sını düzenlediğini, böylece hücrenin onu kendi olarak tanıdığını belirtmiş, bunun, otoimmün bozukluklara karşı önemli bir koruma olduğunu sözlerine eklemiştir. Kieft, ancak bir virüs enfekte olduğunda, viral RNA’nın ADAR1 tarafından düzenlenmediğini, böylece hücrenin bunu tanıyabileceğini ve tepki verebileceğini ifade etmiştir. Ayrıca Kieft, hücrenin, yabancı RNA'ya sahip olduğunu bildiğini ve bu enfeksiyonla savaşmak için bağışıklık tepkilerini aktive ettiğine dikkat çekmiştir.

Nature Communications dergisinde geçtiğimiz aylarda yayınlanan makaleleri için Kieft, Vögeli, Vicens, Kieft ve Vögeli laboratuvarlarında ortaklaşa çalışan CU Tıp Fakültesi'nde Yapısal Biyoloji ve Biyokimya programında yüksek lisans öğrencisi Parker Nichols da dahil olmak üzere ekibin geri kalanı, ADAR1'in düzenleme sürecini gerçekleştirmek için özellikle RNA'ya bağlandığı yere baktıklarını bildirmişlerdir. Araştırmacılar Z-alfa olarak bilinen bir ADAR1 alanının Z-RNA adı verilen bir RNA formuna bağlandığını zaten bildiklerini, ancak Z-alfa ADAR1'in diğer RNA formlarına da bağlanabildiğini bulduklarını belirtmişlerdir. Kieft, ekibin, RNA'daki tüm bu konumların, eğer sözde Z-RNA oluşturmuyorlarsa, Z-alfa tarafından nasıl tanındığını sorduğunu belirtmiştir. Kieft, alınacak mesajlardan birinin, diğer RNA formlarının Z-alfa ADAR1'e bağlanabileceği ve hatta kısmen Z-RNA oluşturabileceği olduğunu ifade etmiş ve bunun bir sürpriz olduğunu çünkü RNA'nın daha önce tanımadıkları yerlerde bu spesifik Z yapısını oluşturabileceğini gösterdiğini sözlerine eklemiştir.

ADAR1'in kanser regülasyonundaki rolü

Ekip şimdi, Z-alfa ADAR1'in farklı RNA türlerine nasıl bağlanabildiğine dair bir model önermektedir. Araştırmacılar ADAR1'in kanser regülasyonundaki rolü nedeniyle kanser araştırmalarında önemli bir bulgu olduğunu vurgulamışlardır. Normal işleyen bir bağışıklık sistemi çoğu zaman kanserli hücreleri tehlikeli olarak algılayabilmekte ve sonra onları ortadan kaldırabilmektedir, ancak çok fazla ADAR1 düzenlemesi varsa, bir hücre kendini korumak için bağışıklık tepkisini bastırıyor olabilmektedir. Kieft, pek çok kanserde, ADAR1'in düzenlenmesinin olduğunu ve onun olması gerekenden fazlasını yaptığını belirtmiştir. Fazla ADAR1 muhtemelen normalden daha fazla RNA düzenlemesine yol açmaktadır. Kieft, bunun, bazı RNA veya RNA türlerini etkileyerek yanlış düzenlemeye neden olacağını belirtmiş ve aşırı düzenlemenin, normal bağışıklık tepkisini ortadan kaldıracağını, ancak muhtemelen hücrede başka birçok etkiye de sahip olduğunu ifade etmiştir. Kieft, kanserin, gen düzenlemesinin ters gittiği bir hastalık olduğunu, bu nedenle, ADAR tarafından yapılan düzenleme gibi önemli bir düzenleyici yolun, kansere katkıda bulunabileceğine dikkat çekmiştir. Kieft, bir hücrede ADAR1'in tüm hedeflerini bilmenin daha etkili tedavilere doğru bir adım olduğunu da sözlerine eklemiştir. Araştırmacılar yollarını anladıklarında, aşırı aktif düzenleme sürecini bozmanın ve bağışıklık tepkisini artırmanın bir yolunu bulabileceklerini belirtmişlerdir. Vögeli, makalenin yayımlanmasından bu yana, araştırmacıların ülke çapında ADAR1 ile ilgilenen diğer bilim insanlarından haber aldığını ifade etmiş, bunun diğer birçok hastalık için de geçerli bir bulgu olduğuna dikkat çekmiştir. Vögeli, kağıt üzerinde çok sayıda geri bildirim aldıklarını, şu anda bu alana çok ilgi olduğunu ve diğer insanların kendilerinin yapısal bilgilerini nasıl kullanabilecekleriyle ilgilendiklerini de sözlerine eklemiştir.

Medikaynak Referanslar

University of Colorado Anschutz Medical Campus, How RNA editing affects the immune system, ScienceDaily, 19 March 2021.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler