ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Sezaryen Sonrası Değişen Mikrobiyota Bebeğin Bağışıklık Sistemini Etkiliyor

Bilim adamları, doğal bir vajinal doğum sırasında annenin bağırsağından belirli bakterilerin bebeğe geçtiğini ve bebeğin bağışıklık yanıtlarının uyarıldığını gözlemlediler.
01 Aralık 2019

Sezaryen ile doğum oranı dünya çapında artmaktadır. İnsanlar genelde mikropsuz ve steril olarak doğarlar ancak doğum, hayati öneme sahip bakterilerin, bağırsak, cilt ve akciğerlerde dahil olmak üzere vücutta kolonileşmeye başladığı ilk an olarak kabul edilir. Araştırmacılar uzun zamandır bu erken kolonizasyonun daha sonraki sağlık durumu için önemli olduğunu düşünmektedirler. Bununla birlikte, sezaryenle doğum, normalde bebeğin bağışıklık sistemi ile etkileşime giren bazı bakterilerin anneden yeni doğana geçmesini engelleyebilmektedir. Anneden yeni doğana mikrobiyota geçişinin, sezaryen doğum yoluyla bozulup bozulmadığı ve eğer böyleyse bunun insan fizyolojisini etkileyip etkilemediği henüz tam olarak bilinmemektedir.

Lüksemburg Üniversitesi Lüksemburg Biyoloji Merkezi'nden bilim adamları, doğal bir vajinal doğum sırasında annenin bağırsağından belirli bakterilerin bebeğe geçtiğini ve bebeğin bağışıklık yanıtlarının uyarıldığını gözlemlediler. Sezaryen ile doğan çocuklarda ise bu etkileşim çok daha azdı. Araştırmacılar, epidemiyolojik açıdan bakıldığında, sezaryen doğumlu çocukların vajinal olarak doğan bebeklere kıyasla kronik, bağışıklık sistemine bağlı hastalıklara neden daha sık sahip olduklarını açıklayabileceğini belirttiler.

Sezaryan ile Doğan Bebeklerin Bağışıklık Stimülasyonu Daha Az

Araştırmacılar bunun ilk kanıtını, yarısı sezaryen ile doğan yeni doğanlar çalışmasında buldular. Vajinal olarak doğan bebeklerde bağışıklık sistemini uyaran spesifik bakteri tetikleyicileri mevcuttu. Buna karşın, sezaryen ile doğan çocuklarda immün stimülasyon ya daha düşüktü (çünkü bakteri tetikleyicileri çok daha düşük seviyelerde bulunuyordu) ya da diğer bakteri maddeleri bu ilk bağışıklık reaksiyonlarının gerçekleşmesini engelliyordu.

Vajinal yolla doğan yeni doğanlarda lipopolisakarit biyosentezi dahil olmak üzere çeşitli fonksiyonel yolaklar çok miktarda mevcuttu. Bu zenginleştirilmiş fonksiyonları, vajinal doğum durumunda annelerden yeni doğanlara geçen birey-spesifik suşlarla ilişkiliydi. Primer insan bağışıklık hücrelerinin vajinal yolla yeni doğanların dışkı örneklerinden izole edilen lipopolisakarit ile uyarılması, daha yüksek seviyelerde tümör nekroz faktörü (TNF-a) ve interlökin 18 (IL-18) ile sonuçlandı. Buna göre, neonatal kan plazmasında gözlenen TNF-a ve IL-18 seviyeleri, vajinal yolla doğumdan sonra daha yüksekti.

Araştırmacılar, sonuçların sezaryen ile doğum oranının neonatal bağışıklık sistemi hazırlama için kritik bir pencere sırasında spesifik mikrobik suşların, ilişkili fonksiyonel repertuarların ve bağışıklık uyarıcı potansiyelin anneden yeni doğan geçişini bozduğunu desteklediğini belirttiler ve bebeklerin bağışıklık gelişimi açısından oldukça önemli olan bu durumun etkisinin daha fazla araştırılmaya ihtiyaç duyduğunun altını çizdiler.

Referanslar

Linda Wampach, Anna Heintz-Buschart, Joëlle V. Fritz, Javier Ramiro-Garcia, Janine Habier, Malte Herold, Shaman Narayanasamy, Anne Kaysen, Angela H. Hogan, Lutz Bindl, Jean Bottu, Rashi Halder, Conny Sjöqvist, Patrick May, Anders F. Andersson, Carine de Beaufort, Paul Wilmes. Birth mode is associated with earliest strain-conferred gut microbiome functions and immunostimulatory potential. Nature Communications, 2018; 9 (1).