Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon
Artboard
Medikaynak Rxmediapharma

Testis kanseri, 18 ila 39 yaşları arasındaki erkekler arasında en yaygın kanserdir. 1970'lerde uygulanan etkili sisplatin bazlı kemoterapi nedeniyle, %95'e yaklaşan 10 yıllık rölatif sağ kalım ile en iyi tedavi edilebilir kanserdir.

Sekonder malign neoplazmalar, kardiyovasküler hastalıklar (KVH), nörotoksisite ve ototoksisite, pulmoner komplikasyonlar, hipogonadizm ve nefrotoksisite, testis kanseri ve tedavisinin yaşamı tehdit edici uzun dönem komplikasyonlarıdır.

Sekonder malign tümörler, sendromik, kanser tedavisi ve paylaşılan nedensel maruziyetler dahil olmak üzere baskın nedensel faktörlere göre sınıflandırılabilir. Testis kanseri için radyoterapi lösemi riskinin artmasıyla ilişkilidir. Sekonder solid kanserlerin genel popülasyona göre genel rölatif riski 1,4 ila 1,9'dur ve riskler tedaviden 5 yıl sonra artmaktadır. Genel olarak, erişkin başlangıçlı kanserin tüm sağ kalanları, kanser taraması için geçerli ulusal yönergeleri takip etmelidir. Kanser sağ kalanlarında artan sekonder malign kanser riski göz önüne alındığında, özellikle önceki tedavi öyküsü veya sağlık alışkanlıkları nedeniyle yüksek risk altında bulunanlar için tarama ve erken teşhis stratejileri önerilmiştir.

Kemoterapi ile tedavi edilen testis kanseri sağ kalanlarında KVH rölatif riski, genel popülasyona kıyasla, 1,4 ila 7,1 arasında değişen risklerle, belirgin şekilde artmıştır. Halen, kanıta dayalı hiçbir KVH tarama önerisi geliştirilmemiştir. Kardiyovasküler riskin değerlendirilmesi, kardiyovasküler riski azaltmak için yaşam tarzı değişiklikleri ve erişkinlerde artmış kan kolesterolü ve vücut ağırlığının yönetimi ile ilgili kılavuzlar yayınlanmıştır.

Semptomlar Yakından İzlenmeli

Pulmoner toksisite için önerilen primer mekanizma, enflamatuar hücrelerin ve fibroblastların girişi sonucu endotel hasarına yol açan sitokinlerin ve serbest radikallerin indüksiyonudur ve sonuçta pulmoner fibrozise neden olur. Ölümcül olmayan akciğer toksisitesinin uzun dönem prevalansı yaklaşık %7 ila %21'dir. Bleomisin ile indüklenen pnömoni için en etkili tedavi, en erken belirti veya semptomlarda, bleomisini kesmektir.

Sisplatin, hayvan ve insan çalışmalarında, proksimal, distal tübüler epitelde ve toplayıcı kanallarda hasara neden olur. Yüksek dozlarda, glomerulusa da zarar verir. Hidrasyon, sisplatin bazlı kemoterapi sırasında böbrek hasarının şiddetini sınırlamak için en etkili müdahaledir.

Kemoterapinin neden olduğu periferik nöropatinin (CIPN) altında yatan mekanizmalar büyük ölçüde belirsizdir. Sisplatin bazlı kemoterapi alan hastaların yaklaşık %7 ila %31'i CIPN'yi kesinlikle geliştirir. Hastaların %20 ila %40'ı kalıcı uzun süreli semptomlar yaşar. CIPN'yi etkili bir şekilde önleyen veya tersine çeviren hiçbir standart tedavi bildirilmemiştir.

Kanserli hastalarda kemoterapiye bağlı bilişsel bozulmanın ardındaki mekanizmalar iyi karakterize edilmemiştir. Kemoterapinin, doğrudan nörotoksisite, sistemik enflamasyon, DNA hasarı, oksidatif stres ve vasküler hasar gibi çeşitli mekanizmalar yoluyla bilişi etkilediği varsayılmaktadır. Sisplatin bazlı kemoterapinin bilişsel bozulma ile ilişkisine dair kanıtlar hem sınırlı hem de çelişkilidir.

Hipogonadizmin nedeni orşiektomi, altta yatan testiküler disgenez sendromu, post-orişektomi kemoterapisi veya radyasyon ve normal yaşlanma süreci gibi faktörlere bağlı olarak çok etkenlidir. Özellikle semptomatik hastalarda, hastaların hormonal durumunun düzenli değerlendirmesi dikkate alınmalıdır. Halen KVH veya metabolik sendrom gibi hipogonadizm ile ilgili geç etkilerin önlenmesi için testosteron replasman tedavisini destekleyen bir kanıt yoktur. Testosteron replasmanının başlaması için optimal zamanlama veya klinik endikasyonla ilgili tedavi kararı klinik semptomlarla yönlendirilmeli ve zorlu vakalar için endokrinologlara başvurma düşünülmelidir.

Testis kanseri sağ kalanlarında avasküler nekrozun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, büyük olasılıkla multifaktöriyeldir. Avasküler nekroz, kemoterapi sırasında antiemetik rejimin bir parçası olarak kullanılan kortikosteroidlerle kısmen ilişkilidir. Femur başı en sık etkilenir ve genellikle bilateraldir. Sisplatin bazlı kemoterapi alanlarda vasküler nekroz insidansı yaklaşık %1 ila %2'dir. Avasküler nekroz için şüpheli semptomları olanlar, düz radyografi veya MR ile değerlendirilebilir.

Medikaynak Referanslar

Chunkit Fung, Sophie D. Fossa, Annalynn Williams, Lois B. Travis. Long-term Morbidity of Testicular Cancer Treatment, Urol Clin North Am. 2015 Aug;42(3):393-408.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler