ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Tümör Mutasyon Yükü İmmünoterapi için Biyobelirteç Olabilir mi?

İmmün kontrol noktası inhibitörlerine (ICI) yanıtı tahmin eden bir biyobelirteç arayışı, uzun süredir devam eden bir arayış olmuştur. Şimdiye kadar, en çok çalışılan biyobelirteçler programlanmış hücre ölümü 1 reseptör ligandı (PD-L1) ve tümör mutasyon yü
11 Temmuz 2019

İmmün kontrol noktası inhibitörlerine (ICI) yanıtı tahmin eden bir biyobelirteç arayışı, uzun süredir devam eden bir arayıştır. Şimdiye kadar, üzerinde en çok çalışılan biyobelirteçler programlanmış hücre ölümü 1 reseptör ligandı (PD-L1) ve tümör mutasyon yüküdür (TMB), ancak her ikisi de farklı derecelerde başarı göstermiştir. Yeni bir makale, TMB'nin potansiyel bir pantümör biyobelirteci olarak kullanılmasını ve yüksek TMB ile genel sağkalım arasında ve farklı kanser tipleri arasında immün kontrol noktası inhibisyonuna cevap olarak anlamlı bir ilişki olduğunu bildirmiştir. Çalışmanın yürütüldüğü Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi'nden Robert M. Samstein “Çalışmamız, TMB'nin immünoterapi yanıtını öngören pan-kanser biyobelirteç olma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir." şeklinde konuştu. Morris, şu ana kadar yüksek TMB ile ICI'ye yanıt arasındaki ilişkinin, melanom, akciğer kanseri ve mesane kanseri üzerine yapılmış küçük klinik çalışmalarda görüldüğünü belirtti. Bu son çalışmada ortaya çıkan önemli bir nokta da, her kanser için farklı değerler ile ifade edilen yüksek TMB tanımının irdelenmesiydi. Yale Üniversitesi'nden David Rimm çalışma ile ilgili şunları söyledi: "Özellikle TMB'nin 'prediktif değil prognostik değerine odaklanıldığı için alışmadan çok etkilendim. Bu, araştırmacıların çeşitli kanser türlerinde TMB'yi inceledikleri geniş ve kapsamlı bir rapor."

Tümör Mutasyon Yükü NGS ile İncelendi

Araştırmacılar, ICI ile tedaviden sonra MSK-IMPACT testi kullanılarak ölçülen adsız somatik TMB yükünü incelediler. Çalışma, tümörleri MSK-IMPACT ile profillendirilen ve en az bir doz ICI tedavisi alan 1662 hastayı içeriyordu. Bunlardan 1446'sında (%94) evre IV veya metastatik hastalık mevcuttu. Hastalar tekli veya kombinasyon halinde ICI aldılar: Hastaların %9'u anti-CTLA-4 immünoterapisi, %76'sı anti-PD-1 / PD-L1 immünoterapisi ve %16'sı bu iki immünoterapinin bir kombinasyonunu aldılar. Genel sağkalım, ilk ICI dozundan başlayarak ölüm veya son takip süresine kadar ölçüldü. Ortanca takip süresi 19 aydı. Bu çalışmada TMB; DNA'nın megabaz başına mutasyon sayısı olarak tanımlandı. Her tümör tipinde, TMB alt grubu yüzdelik olarak belirlendi.

Sonuçlar, tüm kanser türlerinde ICI'ye klinik yararının öngörüsü olan yüksek TMB'yi tanımlayan evrensel bir sayı olmadığını gösterdi. Düşük TMB'den yüksek olan kesme noktası, her tümör tipi için farklı olabilmekteydi. TMB ile progresyonsuz sağkalım ve NSCLC, melanom, özofagogastrik kanser, SCCHN ve RCC için objektif cevap oranları arasında da anlamlı bir ilişki olduğu gösterildi. Son olarak, tümörler MSK-IMPACT ile incelenmiş, ancak ICI almayan 5371 hastada yüksek TMB ile artmış genel sağkalım arasında ilişki bulunamadı.

Samstein ve arkadaşları, “Heterojen bir kohortta genel sağkalım ile anlamlı bir ilişkinin bulunması, öngörülen bir biyobelirteç olarak TMB'nin sağlamlığını vurgulamaktadır, bu nedenle klinik olarak anlamlı olabileceğini düşündürmektedir.” diyerek sözlerini noktaladılar.

Referanslar

Tumor mutational load predicts survival after immunotherapy across multiple cancer types Robert M. Samstein, Chung-Han Lee, […]Luc G. T. Morris Nature Genetics volume 51, pages202–206 (2019)