Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

Yakın geçmişe kadar, insanlar da tıpkı diğer hayvanlar gibi ayakkabı olmaksızın yalınayak yaşamıştır. Bu nedenle o dönemlerde, insanlarda ayak tabanı, yürürken vücut ile zemin arasındaki tek doğrudan temas noktasıydı. Sandalet ve mokasen gibi ayakkabılar geçtiğimiz 40 bin yıl içinde icat edilmiştir. Bulunan en eski ayakkabı bundan sekiz bin yıl öncesine aittir. Topuklu ve yastıklı ucuz ayakkabıların Sanayi Devrimi'ne kadar piyasaya sunulmadığına dair dolaylı kanıtlar vardır.

Harvard Üniversitesi araştırmacıları, cildin epidermal tabakasının kalınlaşmış ve sertleşmiş bölgeleri olan kallusların (nasır), ayağın korunmasında evrimsel bir çözüm olarak, yürüme sırasında, özellikle ilk ayak temasında, kaygan, aşındırıcı veya başka şekilde zararlı veya rahatsız edici olabilecek yüzeylerin güvenliğini artırmak için, dokunsal hassasiyetin korunmasında, ayakkabılardan farklı olup olmadıklarını merak ettiler. Araştırmacılar, kalluslar kalınlaştıkça, ayaklarının altındaki yüzeyi algılama yeteneklerini yitirmeksizin ayaklarının sertleştiğini fark ettiler. Araştırmacılar bu bulgularını Kenya ve ABD'de yaklaşık 100 kişinin ayaklarını inceleyerek kanıtladılar.

Kenya ve Amerika Birleşik Devletleri'nden sık sık yalınayak yürüyen insanlar, tipik ayakkabı kullananlara göre daha kalın ve sert kallusa sahipti. Yalınayak yürüyenlerin, kallus kalınlığı üç kata kadar daha fazlaydı. Bununla birlikte, titreşimleri daha ince kallusa sahip olanlar kadar iyi hissedebiliyorlardı.

Hem His Hem Koruma

Araştırmacılar, ayakkabının aksine, kallus kalınlığının, yürüme sırasında yaşanan frekanslarda dokunsal uyaranları algılama yeteneği ve ayağın korunmasında bir çatışma durumu oluşturmadığını belirttiler. Destekli ayakkabının aksine, kallus kalınlığının, çarpma kuvvetleri ile belirlenen, yürüme sırasında ayakların yere vurmasının ne kadar sert olduğunu etkilemediğini aktardılar. Dokunsal duyarlılık pahasına koruma ve konfor sağlamanın yanı sıra, destekli ayakkabıların, çarpmadaki yükleme oranlarını da düşürdüğünü ancak kuvvet darbelerini artırdığını söylediler.

Araştırmacılar, sert kallusların, birçok ayakkabının köpük veya lastik tabanlarının aksine, kuvvetleri azaltmadan ilettiğini vurguladılar. Şu anda, daha çok kallus gibi davranan ve insanların ayaklarından daha fazla bilgi almalarına izin veren ince, sert, destekli tabanları olan ayakkabıların veya sandaletlerin, yüksek yastıklı ayakkabılarla kıyaslandığında bazı faydalara sahip olup olmayacağını araştırıyorlar. Bunun özellikle, yaşça daha az hassas hale gelmesi nedeniyle yaşlıların denge hissine yardımcı olabileceğini düşünüyorlar.

Medikaynak Referanslar

Nicholas B. Holowka, Bert Wynands, Tina J. Drechsel, Andrew K. Yegian, Victoria A. Tobolsky, Paul Okutoyi, Robert Mang’eni Ojiambo, Diresibachew W. Haile, Timothy K. Sigei, Claudio Zippenfennig, Thomas L. Milani & Daniel E. Lieberman. Foot callus thickness does not trade off protection for tactile sensitivity during walking, Nature volume 571, pages261–264 (2019).

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler