Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

En sık rastlanan Non-Hodgkin Lenfoma türü olan foliküler lenfoma (FL) heterojen bir klinik davranış sergilemekle birlikte yapılan çalışmalar şu anda 20 yıla yaklaşan medyan bir genel sağkalım (OS) olmasına rağmen, takip sırasında sürekli olarak relapslar gözlendiğini ve erken relaps (POD24) ve histolojik transformasyonun (HT) kötü prognoz sağladığını göstermiştir. Her bir hasta için sonuçları daha iyi tahmin etmek amacıyla prognostik skorlar ve biyolojik değişkenler hevesle aranmaya devam etmektedir.

Sitokinler, hücre sinyali, enflamasyon ve bağışıklık regülasyonu için temel olan küçük salgılanan proteinler olarak tanımlanmaktadır. Bilim insanları T-hücresi aktivasyonunun, enflamatuar sitokinlerden biri olan interlökin 2'nin (IL-2), hücre yüzeyinde IL-2 reseptörlerinin ekspresyonu ve alfa zincirinin (CD25) bir proteazla dolaşımda salınmasına neden olduğunu ve çözünür interlökin 2 reseptörünün (sIL-2R), daha uzun yarılanma ömrü nedeniyle ölçülmesinin daha kolay olan bir CD25 parçası olduğunu belirtmişlerdir. IL-2'nin T hücresi genişlemesini indükleyerek ve fonksiyonel aktivitelerini koruyarak kanser immünoterapisinin etki mekanizmasında önemli bir rol oynadığı kabul edilmiş olup bu bağlamda, yakın tarihli bir klinik çalışma, daha önce programlanmış bir ölüm (PD) 1 veya PD ligand 1 (PD-L1) inhibitörü ile tedavi edilen renal ücreli karsinom ve melanomlu hastalarda IL-2'nin rolünü umut verici sonuçlar ile araştırmıştır.

İnterlökin 6 (IL-6), IL-6 alfa reseptörü (IL-6R) ve glikoprotein gp130 tarafından oluşturulan bir dimer ile etkileşime girerek sinyal veren küçük salgılanmış bir glikoproteindir. Bu sitokin için iki sinyal yolu tanımlanmış olup birincisinin klasik ve trans sinyal yolunu, ikincisinin proenflamatuar özelliklerini açıkladığı ve terapötik inhibisyona uygun hale getirdiği belirtilmiştir. Tümör nekroz faktörü alfa (TNF- α), esas olarak aktif makrofajlar, T hücreleri ve NK hücreleri tarafından üretilen, çözünür ve membrana bağlı bir formda bulunan proenflamatuar bir sitokindir. Her ne kadar bir antikanser potansiyeli TNF- α 'ya atfedilse de, kanser hastalarının tümör ve plazma örneklerinde TNF- α reseptör seviyelerinin yüksek olduğu bulunmuş olup yüksek düzeyde sitokin söndürülerek kanserin hayatta kalması için bir mekanizma olarak yorumlanmıştır. Yapılan birçok çalışmada, solid ve hematolojik maligniteleri olan hastalarda serum sitokin düzeylerini başlangıç ​​çizgisi özellikleri ve sonuçları ile ilişkilendirmeye çalışılmış olup yaygın büyük B hücreli lenfomada (DBBHL), IL-6 ve TNF- α seviyeleri, başlangıç ​​hücresi ve BCL2 ekspresyonu ile ilişkilendirilmiştir. Araştırmacılar son zamanlarda DBBHL hastalarında sIL-2R, IL-6 ve TNF- α düzeylerini incelediklerini ve daha yüksek tümör yükü, daha düşük tam yanıt (CR) oranı ve daha kısa PFS ve OS ile ilişkilendirdiklerini belirtmişlerdir.

TNF- α seviyeleri, daha zayıf bir PFS için bağımsız bir belirleyici

Araştırmacılar bilindiği kadarıyla, hiçbir çalışmanın IL-6 ve TNF- α 'nın özellikle FL'deki etkisini analiz etmediğini ve bu nedenle, amaçlarını yeni tanı konulan FL hastalarında sIL-2R, IL-6 ve TNF- α seviyelerini belirlemek ve bunların temel özellikler, yanıt ve sonuç ile ilişkilendirmek olarak ifade etmişlerdir. Yapılan çalışmada 2002-2018 yılları arasında grade 1-3a FL tanısı konan 253 hasta incelenmiş ve tanı sırasında sIL-2R, IL-6 ve TNF-α serum seviyeleri hakkında bilgilerin mevcut olduğu bildirilmiştir. Kesimin üzerinde sitokin düzeyleri olan hastalarda, daha yüksek tümör yükü ve daha yüksek riskli hastalık özellikleri bulunmakta olup kesimin üzerinde çalışılan sitokinlerin herhangi birinin seviyelerinin ve kesimin üzerinde daha fazla sayıda sitokinin daha kısa bir PFS ve OS'ye etki ettiği gözlemlenmiştir. Çalışmada TNF- α seviyelerinin, daha zayıf bir PFS için bağımsız bir belirleyici olduğu ve histolojik dönüşüm veya ikinci malignite riski açısından hiçbir fark gözlenmediği bildirilmiştir. Sonuç olarak araştırmacılar FL hastalarında sitokin seviyelerinin belirlenmesinin klinik uygulamada mümkün olduğunu ve yüksek seviyelerin daha yüksek bir tümör yükü ve daha düşük sağkalım ile ilişkili olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca serum sitokin düzeylerinin belirlenmesinin basit olduğunu ve ön tedavi ve sağkalım sonrası yanıt süresi hakkında bilgi veren ek bir faktör olabileceğini ifade etmişlerdir.

Medikaynak Referanslar

Mozas P, Rivas-Delgado A, Rivero A, et al. High serum levels of IL-2R, IL-6, and TNF-α are associated with higher tumor burden and poorer outcome of follicular lymphoma patients in the rituximab era. Leuk Res. 2020;94:106371. doi:10.1016/j.leukres.2020.106371

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler