Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

COVID-19 pandemisinin henüz birinci yılında olmamıza rağmen büyük bir hızla piyasaya çıkan aşıların süreci değiştireceğini umuyoruz. Ancak iyimserlik bir yana, gerçekçi beklentiler içinde olup COVID-19 önlemlerini de göz ardı etmemek gerekiyor; ki bu önlemlerden belki de en önemlisi yaygın test uygulaması. Halk sağlığı yetkilileri, test üreticileri, laboratuvarlar ve sağlık hizmeti sağlayıcılarının tümü, güçlü test kabiliyeti ve kapasitesi için devam eden ihtiyacı göz önünde bulundurmalı.

Boston Consulting Group (BCG) bu konuda bir araştırma yaparak sonuçlarını paylaştı.

BCG bu araştırmasında, ABD ve dört büyük Avrupa ülkesindeki (Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya) test hacmini analiz ederek her pazar için üç farklı senaryo geliştirildi: temel durum, daha az test gerektiren daha iyimser bir bakış açısı ve daha fazla test gerektiren karamsar bir senaryo.

Üç senaryoda da öngörüler, test talebinin bu beş ülkede de benzer bir gidişatı takip edeceği ve 2021 ve 2022'nin ilk çeyreğinde mevsimsel olarak en yüksek talebin ortaya çıkacağı yönünde. 2021 yılından sonra test hacminin azalması beklense de, 2023 ve 2024'te hastalığın daha endemik bir aşamaya girmesine rağmen test ihtiyacının da süreceği tahmin ediliyor.

Test Yapmak İçin 5 Neden

Mevcut ve yeni gelecek aşılar oldukça etkili olsa bile, COVID-19 testi ihtiyacının, en azından şu beş nedenle devam edeceği ön görülüyor:

Tanı ve Triyaj: Son dönemde birçok ülkede teyit edilen vakalardaki ani artışlar, halihazırda kullanılmakta olan tanı testlerinin işlevsel tutulması için yeterli neden olarak görülmektedir.

Nüfus Taraması: Birçok ülkede testler, COVID-19’un yayılma ve prevelansını izlemek ve nüfusun genelini korumak için stratejik olarak kullanılmaya devam edecektir.

Güvenlik Taraması: Bu kapsamda iki öncelik söz konusu; bunlardan ilki, okullar, havaalanları ve spor sahaları gibi halka açık ortamlarda tarama yaparak insanların toplu faaliyetlere güvenle dönmesini sağlamak, ikincisi ise huzur evleri ve bakım evleri gibi yüksek riskli grupların bulunduğu toplu yaşam merkezlerinde tarama yapmak.

Çalışanların Test Edilmesi ve İzlenmesi: Bazı işverenlerin çalışanları işe geri döndüklerinde tarama yapabilecekleri test programlarına ihtiyacı olacağı ön görülüyor.

Bağışıklık Testi: Aşılar daha fazla insana ulaştıkça ve normal hayata dönüldükçe, en azından antikor cevabına bakılarak bağışıklığı test etmek gerekecektir. Ayrıca daha geniş nüfusu örnekleyerek toplum bağışıklığını izlemek gerekeceği gibi, belli durumlarda birey bazına inme ihtiyacı da olacaktır.

Test İhtiyacının Temel Nedenleri

Test taleplerini temelde dört faktörün yönlendireceği ön görülüyor. Birincisi, pandemiden endemik aşamaya ilerledikçe COVID-19 virüsünün epidemiyolojisi.Taleplere yön veren ikinci ve muhtemelen en etkili faktör ise aşıların etkisi olacaktır. Üçüncüsü, tedavilerin hem genel anlamdaki, hem de hafif ve ağır vakalardaki etkinliğidir. Dördüncü ve son faktör ise hükümet politikaları olacaktır.

Test teknolojileri de üç ana kategoriye ayrılıyor: Moleküler testler viral genetik materyali tespit eden köklü laboratuvar tabanlı testler olup, en yaygın olanları polimeraz zincir reaksiyonu (qPCR) testleridir. Antijen testleri, immunoassay teknolojisine dayanır. Antikor testleri ise bir tanı testi olmayıp, virüse daha önce maruz kalınıp kalınmadığını ve virüse karşı bir bağışıklık tepkisinin olup olmadığını tespit eder.

Test Talepleri İçin 3 Farklı Senaryo

COVID-19 krizini yönetmek; salgının ilerlemesi, tıbbi müdahaleler, hükümetlerin tutumları, sektöre özel etkiler ve özel sektörün eylemlerinin karmaşık etkileşimi ile uğraşmayı içeriyor.

Temel Durum: Bu senaryoda hem aşıların hem de tedavilerin başarılı olduğu varsayılıyor; ancak üretim ve tedarik kısıtlamaları ile kamuoyunun uzun vadeli güvenlik endişeleri birleştiğinde, tam kapsama ancak 2021 sonları ve 2022'in başlarında mümkün olacaktır. 2021 yılı için erken ve yanlış bir "tedavi beklentisi ile genel "COVID yorgunluğu", önlemlerde (özellikle maske takma ve sosyal mesafede) bir gevşemeye yol açacaktır. Bu durumda yerel hareketlenmeler ve bazı bölgelerde yeni dalgalar 2022'ye kadar devam edebilir.

Daha Düşük Test Talebi: Daha iyimser bir senaryoda, aşılar ve tedaviler sağlıklı yetişkinlerde yaygın olarak başarılı olur. Aşılama konusunda artan talebi karşılamak için, üretim ve arz da artar. En riskli grupları koruma stratejileri devam ederken, okullar ve kamuya açık işletmeler kontrollü ve güvenli şekilde yeniden açılır.

Daha Yüksek Test Talebi: Daha vahim ama daha az muhtemel bir senaryoda ise, aşılar ve tedavilerin başarısı sınırlı kalır. Halkın aşılamanın faydaları konusunda kararsızlığı devam ederken, virüs mutasyonlarının da aşı etkinliği üzerinde olumsuz etkileri olur. Sosyal mesafe, günlük faaliyetlerin içinde yer almaya devam eder ve yerel kapanmalar normal haline gelir. Bu durumda test talebi de yüksek olacaktır.

Yüksek test talebi ve bunun zaman içindeki azalma oranını ise birkaç faktör belirleyecek; bunların da en önemlileri aşıların etkinliği ve insanların aşıyı kabullenme oranlarıdır. İlk çıkan aşıların etkinliğiyle ilgili endişeler hızla azalıyor, ancak özellikle daha karmaşık aşılar olan mRNA aşıları için tedarik zinciri ve lojistiğin etkinliği ile ilgili soru işaretleri de devam ediyor.

Sonuç

Şu anda piyasada bulunan aşıların oldukça etkili olduğunu ve hızla yaygınlaştığını varsayarsak bile, gelecek belirsizliklerle dolu. Sağlık hizmetleri ekosistemindeki tüm paydaşlar, değişen talep sinyallerine ve hasta ihtiyaçlarına yanıt olarak, çalışma şekilleri ile stratejik - operasyonel odaklarını hızla şekilde uyarlamaya hazır olmalıdır.

Görülüyor ki yakın gelecekte qPCR kapasitesi, senaryolarda modellenenlerin de ötesinde COVID-19 testlerini destekleyebilir. Örneğin bu testler, hasta numulerini aynı anda birkaç solunum yolu hastalığı için test edebilir. Pek çok ülke şimdi özellikle asemptomatik hastaları test etmek için, evde yapılabilen testleri ve doğrudan tüketiciye yönelik testleri güçlendirip yaygınlaştıracak stratejiler arıyor. Bu yöndeki çalışmalar hız kazanacaktır.

IVD üreticileri de, artan COVID-19 test talebi vesilesiyle yeni testler geliştirmek için de çalışmalarını sürdürecekler; hizmetlerini bulaşıcı hastalık testleri, otoimmün bozukluklar ve onkoloji gibi alanlara da genişleteceklerdir.

Önümüzdeki dönemde tarama testlerinin çok farklı hastalıklarda önleyici bir araç olarak faydaları hakkında daha fazla farkındalık oluştuğunu da görebiliriz.

Medikaynak Referanslar

https://www.bcg.com/en-in/publications/2021/why-covid-19-testing-remains-a-crucial-part-of-the-response-to-the-pandemic?utm_medium=Email&utm_source=esp&utm_campaign=covid&utm_description=featured_insights&utm_topic=vaccine&utm_geo=global&utm_content=202102&utm_usertoken=cf698e23675f0735170b787b483db48936f474cc

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler