Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Hematolojik Malignitelerde Irk ve Etnik Farklılıklar

Non-Hodgkin lenfoma tanısı alan hastalar için önemli ırk farklılıkları mevcuttur.
15 Ağustos 2017

Amerikan Kanser Derneği'ne göre, 2017'de Amerika Birleşik Devletleri'nde tanısı konmuş yaklaşık 1.688.780 yeni kanser vakası ve 600.920 kanser ölümü olacağını öngördüklerini açıkladı. Bu yeni kanser tanılarından yaklaşık 172.910’unun hematolojik maligniteleri olan hastalar olması ve yaklaşık 58.300'ünün bu hastalıklar nedenli ölmesi bekleniyor. Ülkenin sürekli değişen demografisi dikkate alındığında, bu tanı ve ölümlerin büyük bir kısmının gelecekte ırksal ve etnik azınlıklarda olacağını tahmin etmek mantıklı görünüyor. Aslında, 2055 yılında ABD'nin tek bir ırk veya etnik çoğunluğa sahip olmayacağı öngörülüyor. Pek çok araştırmada, kanser tanısı alan ırk ve etnik azınlık hastalarında zayıf sağlık sonuçları gösteriliyor ancak bunların hematolojik maligniteleri olan hastalarda aynı olup olmadığı bilinmiyor. Yeni kemoterapötiklerin ve hedefe yönelik moleküler, hücresel ve immünolojik tedavilerin ortaya çıkmasıyla, farklı sonuçlara götürebilecek bakımdaki farklılıkların belirlenmesi önemlidir.

Non-Hodgkin lenfoma tanısı alan hastalar için önemli ırk farklılıkları mevcuttur. Yapılan bir çalışmada, diffüz büyük B hücreli lenfoma (DLBCL), folliküler lenfoma (FL) ve kronik lenfositik lösemi (CLL) / Küçük lenfositik lenfoma (SLL) tanısı alan hastalar için 1992-2010 yılları arasındaki SEER (Surveillance, Epidemiology, and End Results Program) veri tabanını analiz edilmiştir. 65 yaş ve üzeri hastaların, siyah hastalar en düşük DLBCL ve FL insidans oranlarına sahip olduğu görülmüştür. Aynı yaş grubunda Latin olmayan beyazlar en yüksek KLL / SLL insidansına sahiptir. Nadir görülen non-Hodgkin lenfomalar arasında benzer ırk farklılıkları mevcuttur. NK / T hücre non-Hodgkin lenfomaları tanısı alan hastalar için, Asya-Pasifik adalıların (API), Hispanik beyazlarla birlikte yaşa göre düzeltilmiş insidans oranları en yüksektir. Ergen ve genç yetişkinler için siyahlar ve API'lerin, diğer gruplara göre ileri evrede tanı konulması ihtimali daha yüksektir. İlginç bir şekilde ekstranodal tutulum Hispanik olmayan beyazlar için önemli bir advers risk faktörüdür ancak diğer ırk grupları için değildir.

1992-2005 yılları arasında teşhis edilen DLBCL için sağ kalımdaki ırk farklılıkları evreye göre değişmektedir. Evre I hastalık için, Hispanik olmayan beyazlar % 67 ile en iyi 5 yıllık sağ kalım oranına sahipken, siyahlar için bu oran % 60’dır. Evre IV hastalıkta, % 35 ile API'ler en kötü sağ kalım oranına sahipken, Hispanik olmayan beyazlar %41 ile en iyi sağ kalım oranına sahiptir.

Folliküler lenfoma, ırk farklılıklarına göre değişir. Evre II-IV'te sağ kalımı öngören tutarlı bir ırk model yoktur. Siyah hastalar evre II hastalık için, Hispanik beyazlar evre III hastalık için ve Hispanik olmayan beyazlar evre IV hastalık için en iyi sağ kalım oranlarına sahiptir.

KLL / SLL için, evre II ve III hastalar için anlamlı bir ırk farkı yoktu. Evre I hastalarda, API'ler en iyi sağ kalım oranına sahipken, non-Hispanik beyazlar evre IV hastalar arasında en iyi sağ kalıma sahiptir. 

Referanslar

Kirtane, Kedar, and Stephanie J. Lee. "Racial and Ethnic Disparities in Hematologic Malignancies." Blood (2017): blood-2017.