ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Erişkin Hemofili Hastalarında Anksiyete ve Depresyon Belirtileri Önlenebilir Mi?

Portekizli araştırmacılar, yetişkin hemofili tanılı kişiler arasında anksiyete ve depresyon belirtilerinin varlığına bağlı potansiyel olarak değiştirilebilir faktörleri tanımlamak amacıyla bir çalışma yaptılar.
13 Kasım 2018

Hemofili, duygusal stresin artmasına ilişkin bazı klinik ve psikososyal zorluklarla ilişkilidir. Bu zorluklar optimal bakım kapsamında hemofili hastalarının psikososyal sağlığına verilen önemi pekiştirerek sağlık sonuçlarına etki etmektedir Sosyodemografik (örn. Yaş, cinsiyet) ve hastalığa bağlı (örneğin şiddet) özellikler, kronik ağrı hastalarında psikolojik belirtilerde artış ile ilişkilidir ve bu da yüksek duygusal stres için potansiyel risk faktörleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, bu özelliklerin çok değişkenli hiyerarşik lojistik regresyon analizlerinde yaş ve eğitim gibi demografik ve hastalık şiddeti ve eklem hasarı gibi klinik değişkenler kontrol edildikten sonra belirlenmesi, klinik müdahale için sınırlı bir değere sahiptir. Anksiyete ve depresyonla ilişkili değişkenleri tanımlamak, hemofili hastalarında duygusal iyilik halini teşvik etmeyi amaçlayan önleyici müdahalelerin geliştirilmesi için bir kanıt temeli sağlayabilir.

Portekiz’de gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada,  yetişkin hemofili A hastalarında anksiyete ve depresyon belirtilerinin varlığına bağlı olarak değiştirilebilir faktörler değerlendirilmiştir.

Daha Fazla Kanama, Daha Fazla Depresyon

Portekiz’de gerçekleştirilmiş olan kesitsel ve gözlemsel çalışmada klinik ve psikososyal değişkenlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya hemofili A ve B olmak üzere toplam 102 hasta dahil edilmiştir. Daha yüksek anksiyete ve depresyon belirtileri gösteren hemofili hastalarının, bir önceki yıl daha fazla acil başvurusuna, daha fazla akut kanamaya, daha fazla etkilenen eklem ve ağrıya ve daha kötü yaşam kalitesine sahip oldukları görülmüştür. Çok değişkenli hiyerarşik lojistik regresyon analizlerinde demografik (yaş, eğitim) ve klinik değişkenler (hastalık şiddeti ve eklem hasarı) kontrol edildikten sonra, mesleki durum ve ağrı müdahalesi, anksiyete ve depresyon belirtileri ile anlamlı olarak ilişkili bulunmuştur. Ayrıca, fiziksel aktivite ve hemofili kaynaklı sonuçların algılanması da depresyon belirtileri ile önemli ölçüde ilişkili olan temel faktörler olarak ortaya çıkmıştır.

Araştırıcılar elde ettikleri bulguların, hemofili hastalarında anksiyete ve depresyon ile ilişkili faktörler hakkında ki bilgiyi arttırdığını belirtmişler ve duygusal stresi azaltmaya, iyilik halini teşvik etmeye ve bu hastalar arasında hemofili ile ilişkili sağlık sonuçlarını iyileştirmeye yönelik müdahale hedeflerinin önemine dikkat çekmişlerdir.

Referanslar

Pinto PR, Paredes AC, Moreira P, et al. Emotional distress in haemophilia: Factors associated with the presence of anxiety and depression symptoms among adults. Haemophilia. 2018;00:1–10.