Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon
Artboard
Medikaynak Rxmediapharma

Yeni araştırmalar, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörlerinin şizofreni riskinde artışla ilişkili olabileceğini ve psikiyatrik semptomları etkileyebileceğini öne sürmektedir. Araştırmacılar, ACE geni ve proteinin daha düşük seviyeleriyle ilişkili bir genetik varyant taşıyan bireylerin şizofreniye karşı artan yatkınlığa sahip olduğunu bulduklarını, bunun da ACE seviyelerini veya aktivitesini düşüren ilaçların aynı şeyi yapabileceğini öne sürdüğünü belirtmişlerdir. Avustralya, Brisbane, Queensland Üniversitesi Biyomedikal Bilimler Enstitüsü'nden Doktor Sonia Shah, Medscape Medical News'e verdiği demeçte, bulgularının, ACE'nin şizofrenideki rolünün daha fazla araştırılmasını ve özellikle ACE inhibitörleri gibi ACE aktivitesini düşüren ilaçlar kullanan şizofreni hastalarının klinisyenleri tarafından daha yakından izlenmesini gerektirdiğini ifade etmiştir.

Çalışma, 10 Mart'ta JAMA Psikiyatri'de çevrimiçi olarak yayınlanmıştır. Hipertansiyon, psikiyatrik bozukluğu olan hastalarda yaygın olmakla birlikte gözlemsel çalışmalar, bulguların karışık olmasına rağmen, antihipertansif ilaçlar ile bu bozukluklar arasında ilişki olduğunu bildirmiştir. Shah ve meslektaşları, şizofreni, bipolar bozukluk ve majör depresif bozukluk üzerindeki farklı antihipertansif ilaç sınıflarının potansiyelini tahmin ettiklerini belirtmişlerdir. Araştırmacılar iki örneklemli bir Mendelian randomizasyon çalışmasıda, tek nükleotid varyantı (SNV) ile kandaki ekspresyon kantitatif özellik lokuslarından türetilen ilaç hedef gen ekspresyonu ve yayınlanmış vaka kontrollü, genom çapında ilişkilendirme çalışmalarından SNV-hastalık ilişkisi arasındaki bağları değerlendirmişlerdir. Analizlere 40.675 şizofreni hastası ve 64.643 kontrol dahil edilmiş olmakla birlikte bipolar bozukluğu olan 20.352 ve 31.358 kontrol ve majör depresif bozukluğu olan 135.458 ve 344.901 kontrol olduğu bildirilmiştir. Ekip ana bulgunun, kandaki ACE geninin bir standart sapma (1-SD) daha düşük ekspresyonunun, 4.0 mm Hg'lik daha düşük sistolik kan basıncı ile ilişkili olduğunu, ancak aynı zamanda şizofreni riskinin artması olduğunu belirtmiştir.

Artan psikotik epizod oranları

Araştırmacılar makalelerinde, şizofreni başlangıcının ergenlik çağının sonlarında veya yetişkin yaşamın erken döneminde meydana geldiğini ve çoğu vaka için olası bir nedensel faktör olarak ACE inhibitörü tedavisinin dışlandığını ifade etmişlerdir. Ekip, bununla birlikte, daha düşük ACE seviyelerinin şizofreni riski için nedensel bir rol oynarsa, mevcut hastalarda ACE aktivitesinin daha da düşürülmesinin semptomları kötüleştirebileceğini veya yeni bir epizodu tetikleyebileceğini varsaymanın mantıklı olacağını belirtmiştir. Shah, yalnızca genetik analizlerden elde edilen kanıtların reçete yönergelerindeki değişiklikleri haklı çıkarmak için yeterli olmadığını vurgulamıştır. Medscape Medical News'e verdiği demeçte Shah, hastaların, kan basınçlarını kontrol etmede etkili olurlarsa ve herhangi bir yan etkiye maruz kalmazlarsa bu ilaçları almayı bırakmamaları gerektiğini, ancak daha fazla farmakovijilansı teşvik etmenin mantıklı olacağını belirtmiştir. Shah, bu bulguları takip etmeyi umdukları bir yolun, diğer kan basıncını düşürücü ilaç sınıflarına kıyasla, ACE inhibitörü kullanan kişilerde artan psikotik epizod oranlarına dair kanıt olup olmadığını araştırmak için milyonlarca bireyin elektronik sağlık kaydı verilerine erişmek olduğunu da sözlerine eklemiştir. New York City'deki Staten Island Üniversite Hastanesinde psikiyatri ve davranış bilimleri başkanı olan Timothy Sullivan, bunun son derece karmaşık bir çalışma olduğunu kaydetmiş ve sonuçları yorumlarken dikkatli olunmasını istemiştir. Sullivan, çoğu insanın, genellikle kan basıncıyla ilgili sorunlar geliştirmeden önce, yaşamlarının erken dönemlerinde şizofreni geliştirdiğinden, bu ilaçların şizofreniye neden olabileceğinin çok fazla olmadığını belirtmiştir. Sullivan, ancak bu gen üzerindeki etkilerinden dolayı, semptomların kötüleştirme olasılığının olduğunu veya sınırda riskli bir kişide, yaşamın ilerleyen dönemlerinde semptomları geliştirmelerine neden olabileceğini ifade etmiştir. Son olarak Sullivan, bunun, 40'lı yaşlarında ve sonrasında şizofreni semptomları geliştiren nispeten az sayıda insan için geçerli olabileceğini sözlerine eklemiştir.

Medikaynak Referanslar

Megan Brooks, Blood Pressure Meds Tied to Increased Schizophrenia Risk, Medscape, Mar 18, 2021.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler