Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Annals of Surgical Oncology dergisinde yayınlanan, 1000'den fazla kadın ile yapılmış retrospektif bir çalışmanın sonuçlarına göre, meme koruyucu cerrahinin ardından hızlandırılmış 1 haftalık kısmi meme ışınlama rejiminin, tam meme ışınlama rejimi kadar etkin olduğu gösterildi.

Kaliforniya Üniversitesi, Radyasyon Onkolojisi Departmanı'ndan Dr. Mitchell Kamrava ve meslektaşları, lumpektominin ardından 1 haftalık hızlandırılmış adjuvan kısmi meme ışınlama (AKMI) yöntemiyle tedavi edilen kadınlarda standart 5-7 haftalık tam meme ışınlama küründen beklenen sonuçlara benzer uzun dönemli sonuçlar elde etti.

AKMI'dan ortalama 6.9 yıl sonra, bir ipsilateral meme tümörü nüksü için 10 yıllık risk %7.6, bölgesel başarısızlık riski %2.3, uzak metastaz riski  %3.8, nedene spesifik sağ kalım %96.3, genel sağ kalım %86.5 ve yeni kontralateral kanserlerin riski %4.6 idi. En az 5 yıl takip edilen hastaların %84'ünde hekim tarafından bildirilen kozmetik durum çok iyi veya iyi bulundu.

Dr. Kamrava "kısmi meme ışınlamasına bağlı kalma gerekçelerinden biri, lokal nüksler çoğunlukla lumpektomi kavitesine yakın bir yerde görüldüğünden, hastaların tam meme tedavisine eşit sonuçlar alma olasılığıydı. Bu veriler söz konusu hipotezin kısmi meme ışınlamasına aday kadın grubu için doğru olabileceğini göstermektedir" diyerek çalışmanın önemine dikkat çekti.

PROMIS kayıtları 1992 yılından 2013 yılına kadar meme koruyucu cerrahi ve çoklu kateter brakiterapisi kullanılan ve AKMI ile tedavi edilen 1356 hastayı kapsıyordu. 1131 hasta için en az 1 yıllık onkoloji ve kozmetik sonuçlarını içeren veriler hekimlerde mevcut idi.

Çalışmaya katılan hastalarda medyan yaş 59 yıldı, hastaların %73'ünde invazif duktal karsinom, %18'inde in situ duktal karsinom (DKİS), %83'inde östrojen reseptörü (ÖR)-pozitif hastalık, %70'inde progesteron reseptörü-pozitif hastalık mevcuttu ve %6'sı insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 için pozitifti. Tümör evreleri açısından, %18'i Tis, %75'i T1 ve %8'i CT2'ydi; nodal durum açısından, %73'ü N0 VE %6'sı N1a'ydı.

Çalışmanın eş yazarı olan Dr. Robert R. Kuske "bu kayıt sistemi çalışmasında AKMI için hekimler tarafından kullanılan anahtar niteliğindeki seçim kriterleri, patolojik büyüklüğü 3 cm veya daha az olan invazif karsinomlar veya DKİS, belirgin sınırlara sahip lumpektomi (yani tümörde boyanma olmaması) ve negatif aksiller nodlar ya da ekstrakapsüler yayılma olmaksızın 1-3 lenf düğümünün minimal tutulumuydu" dedi ve şunları ekledi " Çalışmamıza 50 yaşın altındaki kadınları, derece 3 tümörleri, üçlü-negatif, HER2 aşırı ekspresyonu olan, nod-pozitif, yaygın intraduktal komponentli, saf DKİS, lobular kanserleri, yakın marjları ve lenf-vasküler invazyonu dahil ettik.''

Dr. Kuske "Multikateter meme brakiterapisi bizim seçim kriterlerimize uyan kadınlarda meme koruyucu tedavi için bir seçenektir. Altı buçuk haftalık tam meme radyasyon tedavisine veya 3 haftalık kısmi meme ışınlama tedavisine 4 veya 5 günlük bir alternatif, yaşam biçimleri, işleri ve aileleri için daha az rahatsız edici olduğundan ve kalp (sol meme kanserleri) ile akciğerde radyasyona maruz kalımı en aza indirdiğinden, erken evreli meme kanseri olan pek çok kadın için caziptir" diyerek yeni tedavi yönteminin önemine dikkat çekti.