Medikaynak Search
ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
Medikaynak Menü
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN Medikaynak Icon
Medikaynak Rxmediapharma RxMediaPharma

Lenfoma Hastalarında Fertilitenin Korunmasının Tedaviye Etkisi Var mı?

Lenfomalı kadınlarda doğurganlığın korunmasının tedavi gecikmesi ve progresyonsuz sağ kalıma etkisi araştırıldı.
06 Şubat 2017

Lenfoma doğurganlık çağındaki çok sayıda genç kadını etkilemektedir. Amerikan Klinik Onkoloji Topluluğu, tedavinin üreme risklerini erken tartışmayı ve hastaların gerektiğinde doğurganlık koruma (FP) uzmanlarına sevk edilmesini tavsiye etmektedir fakat doğurganlığın korunması için uzmanlara erişimin zor olması ve tedaviye başlamada geç kalınması gibi endişeler mevcuttur. Doğurganlığın korunması için sevk edilen kadınlar yumurtalık uyarımı, oosit toplanması ve oosit ya da embriyo saklanması şeklinde bir süreç uygulanmaktadır. Klinik pratikte modern tekniklerle FP'yi deneyen kadın lenfoma hastalarının tedavilerinde gecikme ve tedavi sonuçları ile ilgili herhangi bir rapor mevcut değildir. 

Amerika’dan bir grup araştırmacı yaptıkları tek merkezli çalışmada lenfomalı kadınlarda doğurganlığın korunmasının tedavi gecikmesi ve progresyonsuz sağ kalıma etkisini araştırdılar. Merkezlerinde yeni teşhis konmuş tüm kanser hastalarında, elektronik tıbbi kayıttaki otomatik istemleri kullanarak doğurganlığı değerlendirdiler. 1 Mayıs 2006'dan 31 Ağustos 2015'e kadar merkezlerinde tedavi öncesi herhangi bir doğurganlık uzmanıyla irtibat kuran lenfoma hastalarının retrospektif taramasını yaptılar. FP uygulanan hastalarla, bir FPPN ile temasa giren ancak koruma sağlamayan kadınları karşılaştırdılar. 

Doğurganlık hasta kayıtlarından tespit ettikleri 128 hastadan, 40 tanesine FP uygulanmıştı. FP'ye giren 40 hastadan 33'ü ve FP uygulanmamasını seçen 93 hastadan 50'si analiz için uygun bulundu. İki grubu karşılaştırdıklarında hastalık evresi, planlanan tedavi ayarları ya da ECOG PS (Eastern Cooperative Oncology Group performance score) açısından herhangi bir farklılık gözlemlemediler fakat yaş açısıdan dikkat çekici bir fark buldular. Ortalama izlem 39,3 (1,5-103) aydı ve kontrol grubu ile FP uygulanan grup arasında fark yoktu. FP hastaları arasındaki ortalama tedavi süresi gecikmesi FP uygulananlarda 28 gün ve kontrollerde 15 gündü. Hematoloji konsültasyonundan sonra fertilite uzmanı ile ilk görüşme için geçen ortalama süre 0 gündü (-15-+11) yani hastaların bazıları hematoloji konsültasyonu öncesinde fertilite uzmanı ile temasa geçmişlerdi. Oosit toplanmasından tedavi başlangıcına kadar geçen ortalama süre ise 5 gündü (0-21 gün). 7 hastanın tedaviye başlaması 8 günden uzun sürmüştü ve bu gecikmelerin nedenleri tanısal incelemede gecikme ve kişisel sebeplerdi. Stimülasyon protokolünü tamamlamak için gecen gün sayısı 11 gündü. Hasta başına ortalama 14 oosit alındı. 2 kadında oosit toplama başarılı olmadı. Beş kadın FP'den sonra gebe kaldı, bu sayı kontrol grubunda 6’ydı. Bunlardan 3'ü spontan ve 2'si üreme yardımı ( biri dondurulmuş embriyo ve bir tanesi dondurulmuş oosit) oluştu. Dondurulmuş gametlerini kullanmak isteyen 3 kadından 2'si başarılı, 1'i başarısız oldu. Yumurtalık uyarılması sürecinde, herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadı. 

Kontrol grubunda 7 hasta ve FP grubunda 8 olmak üzere toplam 15 hasta bir doğum uzmanına başvurduktan sonra hastalığı nüks etti. İki grupta da hastalığı nüks eden hastalar doğurganlık öncesi yüksek riskli özelliklere sahipti. FP hastaları ile kontroller arasında 1 yıllık ve 5 yıllık progresyonsuz sağ kalımda fark yoktu. 

Referanslar

Allen PB et al. The impact of fertility preservation on treatment delay and progression-free survival in women with lymphoma: a single-centre experience, Br J Haematol. 2016 Dec 16.

BENZER İÇERİKLER