ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Progresif MS`de Engellilik ve T2 Lezyon Değişiklikleri İlişkisi

Danimarka’dan araştırmacılar, progresif MS'de hem klinik hem de konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan MR görüntüleri ile klinik engellilik ilişkisini araştıran bir çalışma yaptılar.
01 Mart 2018

MS'li hastalarda beyin MRG'lerinde spesifik değişiklikler görülür ve MR, hastalığın etkinliğini izlemede ve MS'in tanısı için klinik bağıntı çok güçlü olmasa da değerli bir araçtır MS'te hastalık kötüleşmesi hastalık lezyon hacminin artması, beyin hacminin azalması ve normal görünen beyaz cevherdeki (NAWM) değişikliklerle ilişkilidir. Progresif MS'de, kontrast arttırıcı lezyonlar relapsing-remitting MS'den (RRMS) daha az görülürken, yaygın NAWM ve gri cevher anormallikleri daha belirgindir. Bu nedenle, progresif MS'de MR ve hastalık kötüleşmesi arasındaki korelasyon daha da karmaşıktır.

Manyetizasyon transfer görüntüleme ve difüzyon tansör görüntüleme (DTI) gibi konvansiyonel olmayan MRG, yaygın mikroyapısal doku anormalliklerine duyarlıdır ve bu nedenle MS'in izlenmesinde umut verici bir araçtır. Manyetizasyon transfer oranı (MTR), dokuya bağlı protonlar arasındaki enerji transferini nicelleştirir ve serbest su protonlarını, fazladan bir frekans dışı manyetik darbeyle dokuyu stimüle ederek etkiler. MTR miyelin içeriğindeki değişikliklere duyarlıdır ve ayrıca aksonal kayıpla ilişkili bulunmuştur. DTI, mikroyapısal ortamdaki su moleküllerinin saçılmasından genel engel ve kısıtlamalarla belirlenen anizotropi derecesini tanımlayan indeksler sağlar. Ortalama difüzivite (MD), su moleküllerinin genel hareketliliğinin bir ölçüsüdür ve fraksiyonel anizotropi (FA), bir vokseldeki mikroyapısal uyum derecesinin bir ölçümüdür. MD ve FA'daki değişiklikler, MS'de demiyelinizasyon ve aksonal kayıp ile korelasyon gösterir.

Lezyon Hacmi ve Engellilik İlişkisi

Danimarka’dan araştırmacılar, progresif MS'de hem klinik hem de konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan MR görüntüleri ile klinik engellilik ilişkisini araştıran bir çalışma yaptılar.

Araştırmacılar yaptıkları kesitsel çalışmaya, üç faz 2 klinik çalışmaya katılan 93 primer ve sekonder progresif MS hastasından elde edilen veriler dahil ettiler. 3T MRG başlangıç taramasından, toplam T2 lezyon hacmini hesapladılar ve T2 lezyonlarında, NAWM ve kortikal gri cevherde, manyetizasyon aktarım oranı (MTR) ve difüzyon tensör görüntüleme endeksleri fraksiyonel anizotropi (FA) ve ortalama diffüsitesini (MD) analiz ettiler. Klinik engelliliğin değerlendirilmesi için, genişletilmiş sakatlık durum ölçeğini (EDSS) ve multipl skleroz fonksiyonel kompoziti (MSFC) kullandılar.

Araştırmacılar, T2 lezyon hacminin, tüm klinik ölçütlerde bozulma ile ilişkili olduğunu gördüler. T2 lezyonlarında MD ve MTR, engellilik ile anlamlı derecede ilişkiliydi ve NAWM'de daha düşük FA değerleri, daha kötü el fonksiyonu ile korelasyon gösteriyordu. Çok değişkenli analizlerde artan klinik engellilik artmış T2 lezyon hacimleri ve T2 lezyonlarında MTR ile bağımsız olarak ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, progresif MS'de klinik engelliliğin lezyon hacmi ve mikroyapı ile ilişkili olduğunu gösterdiklerini belirttiler.

Referanslar

Ammitzbøll et al. Disability in progressive MS is associated with T2 lesion changes, Multiple Sclerosis and Related Disorders 20 (2018) 73–77.