Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon
Artboard
Medikaynak Rxmediapharma

David Nurse 30 yaşına geldiğinde, biyolojik yaşının kronolojik yaşına kıyasla nasıl olduğunu öğrenmek istemiştir. ABD Ulusal Beyzbol Birliği'nden bir yaşam koçu olan Nurse, oyunculara savunduğu ultra sağlıklı yaşam tarzının kendi vücudunu da genç ve sağlıklı tuttuğunu umut ettiğini belirtmiştir. Bu yüzden telomerlerinin uzunluğunu değerlendirmek için bir test yapmış ve biyolojik yaşının 28 yıl olduğu ortaya çıkmıştır. Nurse, bu testi 2017 yılında yaptırdığını ve iki yıl sonra başka bir test yaptırdığında biyolojik yaşının 25 yıla düştüğünü gördüğünü belirtmiş ve bu yüzden bunun harika olduğunu sözlerine eklemiştir.

Telomerleri Google'da aratırsanız, onları eskiyen bir saat olarak tanımlamanız muhtemeldir. Telomerler, her bir kromozomun ucunda bulunan ve bir hücre her bölündüğünde kısalan DNA segmentleri olarak tanımlanmaktadır. Bu kısalma yavaş olursa, durum vücudunuzun iyi yıprandığını göstermektedir. Yani, ortalama 50 yaşındakiler kadar telomerleri olan 60 yaşında biriyseniz, ölüm riskinizin 10 yaş küçük birininkine eşit olduğu söylenebilmektedir. Giderek artan sayıda insan bu bilgiyi istemekle birlikte birçok şirket, telomerlerinizi ve dolayısıyla yaşam sürenizi uzattığı iddia edilen çeşitli haplarla birlikte Nurse’nin aldığı gibi testler sunmaktadır.

Araştırmacılar telomerlerin güvenilmez bir yaşlanma saati olduğunu keşfettiklerini ve bunun da onlara dayalı yaşlanma testlerinin geçerliliği hakkındaki soruları gündeme getirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca, telomer uzunluğu ve yaşam tarzı seçimleri arasındaki bağlantıların da bir zamanlar düşündükleri kadar basit olmadığını ifade etmişler ve uzun telomerlerin kötü haber bile olabileceğine dikkat çekmişlerdir. Yine de, telomerlerimize bakmanın bazı şaşırtıcı yolları bulunmaktadır. Yazarlar ilk bakışta, telomer-çılgınlığının bilime dayanıyor gibi göründüğünü belirtmişlerdir.

Telomer uzunluğu ile ilişkili birkaç gen

1982'de, Berkeley'deki California Üniversitesi'nden Elizabeth Blackburn ve Harvard Tıp Fakültesi'nden Jack Szostak, hücreler bölündüğünde kromozomların nasıl bozulmadan kaldığına dair bilmeceyi çözdüklerini bildirmişler ve uçlarında çözülmelerini engelleyen tekrar eden DNA birimlerinin olduğunu sonucuna varmışlardır. Çift bunlara telomer adını vermiş, daha sonra, bir hücrenin her bölündüğünde telomerlerinin biyolojik bir saatin tik takları gibi kısaldığını keşfetmişlerdir. Bu arada, New York'taki Cold Spring Harbor Laboratuvarı'ndan Blackburn ve Carol Greider, telomer DNA'nın yapımını destekleyen bir enzim olan telomerazı tanımlamıştırlar. Bu keşifler Blackburn, Greider ve Szostak'a 2009'da bir Nobel ödülü kazandırmıştır. Bununla birlikte, telomerler hakkında daha fazla şey öğrendikçe, onların etrafında oluşan mitoloji de çökmeye başlamıştır. Başlangıç ​​olarak, uzun telomerlere sahip olmanın, vücudunuzu kronolojik yaşınızdaki diğer insanlardan daha genç ve sağlıklı tutmak için harika bir iş çıkardığınızın bir işareti olmadığı ortaya çıkmış olmakla birlikte bilim insanları, insanlar arasındaki birçok farklılığın genlere bağlı olduğuna dikkat çekmişlerdir. Artık telomer uzunluğunun oldukça kalıtımsal olduğunu ve bireyler arasındaki varyasyonun yüzde 60'ının genlerinden kaynaklandığını biliyoruz. Bilim insanları telomer uzunluğu ile ilişkili birkaç gen bulunduğunu ve bunlardan bazılarının telomeraz aktivitesini düzenlemekten sorumlu olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmacılar, telomerleri beslemek istiyorsak, bunu yapmak için en iyi zamanın, kirlilik, stres ve belirli kimyasallar gibi şeylere maruz kalmanın sınırlandığı doğumdan önce ve erken çocukluk dönemi olduğunu bildirmişlerdir. Bundan sonra, yaşam tarzı tavsiyesi basit olmakla birlikte yazarlar sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizin, telomerlerinizde görünmese bile size iyi geleceğini ifade etmişlerdir.

Medikaynak Referanslar

Marta Zaraska, Do telomere length tests really reveal your biological age?Curiosity about how well our bodies are ageing has fuelled an industry around telomere length tests, but the much touted “biological clock” in our DNA isn’t what we thought, Newscientist, 17 February 2021
 

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler