ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

Transplantasyon Hastalarında Bekleme Listeleri İyileştirilebilir mi?

Araştırmacılar birinci yıldaki bekleme listesi hastane yatışlarının transplantasyon sonuçlarını olumlu etkileyebileceğini söylüyor.
31 Ekim 2016

Böbrek yetmezliği bireylerin hayatını ciddi tehdit altına alan bir hastalıktır. Böbrek yetmezliği genellikle obezite, diyabet, hipertansiyon ve damar hastalıkları ile ilişkili olarak meydana gelir ve SDBY hastaları genel popülasyona göre 3,6 kat daha yüksek mortaliteye sahiptir. Böbrek transplantasyonunun sağ kalıma faydası bilinmektedir ve mortalite oranının transplantasyon yapılanlarda kontrol gruplarına göre %48-82 oranında daha düşük olduğu gösterilmiştir. Transplantasyonun potansiyeli, donör organlarının bulunmasında sıkıntı yaşanması, yeterince organ bulunamaması ve buna bağlı bekleme listesinde bekleme sürelerinin giderek artması nedenleriyle sınırlıdır.

2014 yılında Amerika’da böbrek transplantasyonunun etkililiğini artırmak için yüksek kalitedeki greftlerin; yaş, diyaliz öyküsü, diyabet durumu ve daha önce transplantasyon öyküsü gibi değişkenleri değerlendirerek öngörülen yaşam süresi beklentisi en yüksek olan adaylarla eşleştirilmesi şeklinde dizayn edilen tahmini transplantasyon sonrası sağ kalım skoru (EPTS) uygulanılmaya başlanmıştır.

Bu hastalardaki kırılganlığın sebebi daha kötü sağ kalım ve böbrek transplantasyon adayları arasında artan kaynak gereksinimleri ile ilişkilidir fakat değerlendirmeler zaman, maliyet ve doğrudan hasta etkileşimlerini gerektirmektedir.

Atlanta’dan bir grup araştırmacı transplantasyon hastalarında bekleme listesi, hastaneye yatışlarının hastaların daha sağlıklı olmaları için bir öncü olabileceğini ve kötü sonuç riskini azaltabileceğini düşündüler. Araştırmacılar 2000-2011 yılları arasında transplantasyon bekleme listesinde devam eden Medicare sağlık sigortalı 51,111 yetişkin SDBY hastasının US Böbrek Veri Sistemi verilerini analiz ettiler.

Araştırmacılar verileri analiz ettiklerinde mevcut hastaların ağırlıklı olarak daha yüksek kaynak ihtiyacı, artmış bekleme listesi mortalitesi ve azalmış nakil olasılığına sahip olduklarını gördüler. Sağ kalım faydası korunmuş olmasına rağmen greft ve alıcı sağ kalımı düşüktü. Bekleme listesi başvurularının tek başına uygulandığı bir modelle listeye girme sonrası mortalitenin önceden tahmin edilmesinde EPTS’den daha iyi sonuç alındığı gözlendi. Araştırmacılar kısmen uzun ömürlü eşleştirmeye dayalı mevcut böbrek paylaştırma politikasının transplantasyon adaylarının hastaneye yatış kayıtlarının dikkate alınmasıyla dikkat çekici şekilde geliştirebileceğini belirttiler.

Referanslar

Raymond J Lynch et al. First-year waitlist hospitalization and subsequent waitlist and transplant outcome, doi: 10.1111/ajt.14061