Medikaynak Search
Üye Ol Üye Giriş
Medikaynak Menü
Üye Olun / Giriş Yapın Medikaynak Icon

Meme kanseri (BC), karışık bir hücre torbası ile karakterize genetik olarak heterojen bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Yapılan çalışmalar genel olarak BC hastalarının mortalitesinin önemli ölçüde azalmış olsa da, insidansın hala yüksek olduğunu göstermiştir. BC, halen kadınlarda kanserden ölümlerin en yaygın ikinci nedeni olmakla birlikte, genel olarak normal benzeri, luminal A ve B, HER2 + ve bazal benzeri dahil olmak üzere farklı moleküler alt tipler halinde sınıflandırılmaktadır. Bazal benzeri alt tip, östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) ve HER2'den yoksun oldukları için üçlü negatif meme kanseri (TNBC) olarak da bilinmektedir. Bilim insanları TNBC’nin, yüksek metastatik fenotipi nedeniyle kemoterapiye direnç, kök hücre karakterinin kazanılması ve olumsuz prognozlarla karakterize olduğunu belirtmişlerdir. TNBC hastalarının hala minimal tedavi seçenekleri olmakla birlikte, kemoterapi şu anda metastatik TNBC için mevcut olan tek tedavi olmaya devam etmektedir.

Programlanmış hücre ölüm proteini 1 (PD-1) ve programlanmış ölüm ligandı 1 (PD-L1) dahil olmak üzere kontrol noktası inhibitörlerinin, ilk klinik çalışmalarda TNBC'de bir yanıt ortaya çıkardığı bulunsa da, bu çalışmalardan henüz iyimser sonuçlar ortaya çıkmamıştır. Bu nedenle, TNBC tedavisi ve önlenmesi için uygun hedeflenmiş terapötik rejimlerin tespiti, birçok laboratuvar için bir zorluk olarak kalmıştır. Bu kötü huylu meme tümörleri, genellikle tümör başlatan hücreler (BTIC'ler) veya kanser kök hücreleri (BCSC'ler) olarak bilinen küçük bir hücre popülasyonu alt kümesinden oluşmaktadır. BC hücrelerinin bu alt popülasyonunun, ihmal edilebilir veya hiç CD24 (CD24low / -) ile CD44 pozitif (CD44 + / +) olduğu bilinmektedir ve kemoterapi direnç özelliklerinin edinilmesinden ve tümör nüksünden sorumludur. Bu nedenle bilim insanları, bu kalıntı hücrelerin hedeflenmesinin, meme kanseri hastalarında tümörün nüksetmesini önlemek ve uzun vadeli sağkalımı iyileştirmek için yeni bir terapötik yaklaşım olarak işlev görebileceğini belirtmişlerdir. TNBC'ye karşı inhibe edici bir rol oynayabilecek molekülü tanımlama programı sırasında, hücresel iletişim ağı faktör 5 (CCN5, daha önce WISP-2 olarak bilinir), bir ana hücreli 29-35 kDa proteini ve CCN ailesinin büyüme faktörlerinin bir üyesi, tümör ilerlemesi üzerinde inhibe edici bir etki sağlayarak meme kanserlerini modüle edebilir olduğu bulunmuştur. CCN5'in ayrıca BC hücrelerinde kök hücre oluşumunu inhibe ettiği ve EMT sürecini tersine çevirdiği ve TNBC hücrelerinde östrojen reseptör-alfa'yı (ER-α) aktive ettiği bilinmektedir.

Epigallokateşin-3-gallatın TNBC hücreleri üzerindeki etki mekanizması

Meme kanserinde CCN5 sinyalinin rolünü araştıran bu son gelişmeler, CCN5'i aktive ederek TNBC-BCSC'yi hedeflemenin meme tümörlerinin büyümesini ve nüksetmesini önlemek için ideal bir strateji olacağını kuvvetle göstermektedir. Epigallokateşin-3-gallat (EGCG), çelişkili ve tutarsız biyoyararlanım görüşlerine rağmen bir antikanser ajan olarak kabul edilmiştir. Araştırmacılar EGCG’nin, üçlü negatif meme kanseri hücrelerinin canlılığını ve kendini yenileme kapasitesini bozduğunu ve ER-α'yı aktive ederek onları östrojene duyarlı hale getirdiğini belirtmişlerdir. Şaşırtıcı bir şekilde, EGCG'nin TNBC hücreleri üzerindeki etki mekanizması belirsizliğini korumaktadır. CCN5 / WISP-2, TNBC ve diğer kanser türlerinde canlılığı, ER-α'yı ve saplamayı düzenleyen bir bekçi gen olarak tanımlanmıştır. Yapılan bu çalışmada, EGCG'nin CCN5 proteini ile biyoyararlanımını vurgulayarak ve antikanser etkisini artırarak etkileşime girip girmediğinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada EGCG'nin CCN5'i apoptoz yoluyla in vitro hücre canlılığını inhibe etmek için aktive ettiği, TNBC hücrelerinin kökünü tersine çevirerek küre oluşturma kabiliyetini ve in vivo tümör büyümesini baskıladığını göstermiştir. Araştırmacılar dahası, EGCG yüklü nanopartiküllerin fonksiyonel olarak daha aktif ve tümör baskılama yeteneklerinde serbest EGCG'den daha üstün olduğunu gördüklerini bildirmişlerdir. Yapılan bu çalışmalar EGCG'yi TNBC hücrelerinde yeni bir CCN5 aktivatörü olarak tanımlamakla birlikte yukarı regüle edilmiş CCN5 ekspresyonu ile TNBC için gelecekteki bir terapötik seçenek olarak umut vaat etmektedir.

Medikaynak Referanslar

Das A, Haque I, Ray P, Ghosh A, Dutta D, Quadir M, De A, Gunewardena S, Chatterjee I, Banerjee S, Weir S, Banerjee SK. CCN5 activation by free or encapsulated EGCG is required to render triple-negative breast cancer cell viability and tumor progression. Pharmacol Res Perspect. 2021 Apr;9(2):e00753. doi: 10.1002/prp2.753. PMID: 33745223; PMCID: PMC7981588.

+ Tüm Referansları Göster
  1. Benzer İçerikler