ÜYE OL ÜYE GİRİŞ
ÜYE OLUN / GİRİŞ YAPIN
RxMediaPharma

İnfluenza

Tarihçe

İnfluenza virusu ilk defa 1933 yılında Smith tarafından izole edilmiştir. İnfluenza B 1939 yılında Francis ve İnfluenza C ise 1956 yılında Taylor tarafından izole edilmiştir. Bilinen en eski pandemi 1580 yılına aittir. Bu pandemiden sonra 31 pandemi tanımlanmıştır. 1918-1919 yılında görülen pandemi en büyüğü olup 21 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır. 1940 yılında ilk influenza aşısı, 1960 yılında da tedavi ve profilakside kullanılan amantadin geliştirilmiştir.

Mikrobiyolojik Özellikleri

Orthomyxoviridae ailesinden 80-120 nm çapında, pleomorfik, küresel yapıdadır. Negatif polariteli tek zincirli RNA içeren; helikal simetri gösteren viruslardır. Nükleokapsid ve matriks proteinlerine göre İnfluenza A, B ve C olmak üzere üç ana tipe ayrılır.

İnfluenza epidemileri, virusun yüzey glikoproteinlerinin değişimi ile ortaya çıkan antijenik varyasyonlar nedeni ile oluşmaktadır.

İnfluenza A virusunun antijenik kompozisyonunda görülen ani ve büyük değişikliklere şift, daha yavaş görülen değişikliklere drift adı verilir.      

İnfluenza virusu alt ve üst solunum yolları epitel hücrelerini infekte eder.

Konak Seçimi ve Sınıflandırma

İnfluenza A insan domuz, at, kuş ve deniz memelilerinde; İnfluenza B sadece insanda; İnfluenza C ise insandan başka domuzlarda hastalık yapar.

İnfluenza A virusları HA ve NA yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. İnfluenza A viruslarında 16 HA ve 9 NA tipi saptanmıştır.

İnfluenza A viruslarının adlandırılmasında klasik olarak influenza tipi izole edildiği canlı türü (insandan izole edilmişse belirtilmez) ilk izolasyon yeri, suş sayısı, ilk izolasyon yılı ve HA ve NA alt tipleri parantez içinde gösterilir. Örnek: A/Johannesburg /33/94(H3N2)

Mortalite

Solunum yolu infeksiyonlarına yol açan viruslar arasında, mortaliteye yol açan en önemli etken influenza viruslarıdır. Salgınlar sırasında gözlenen ölümler, influenza infeksiyonundan ziyade, sekonder olarak tabloya eklenen diğer virus veya bakterilerin neden olduğu komplikasyonlardan, özellikle pnömoniden kaynaklanmaktadır.

Bugün için geçerli oranlara bakıldığında her 100,000 kişiden; sağlıklı erişkinlerde 2; kalp-damar hastalığı olanlarda 104; kronik akciğer hastalığı olanlarda 240; kalp damar hastalığının yanısıra diabet sorunu olanlarda 481 ve nihayet kalp damar hastalığı ile kronik akciğer hastalığı olanlarda 870 kişi influenza infeksiyonuna bağlı ölüm riski taşımaktadır.

Sosyoekonomik Kayıplar

İnfluenza infeksiyonlarının sosyal ve ekonomik boyutları, olayın bir diğer önemli bölümünü oluşturur. Geçmiş yıllardaki üç büyük epidemi ile ilgili bulgulara göre, salgının boyutuna bağlı olarak, toplam maliyetlerinin 1-3 milyar dolar olarak hesaplandığı bildirilmiştir.

Günümüzde tüm dünyada ise devamsızlık nedenleri arasında grip olgusunun %10 oranında yer aldığı; 1995 yılında yapılan bir çalışmada, ABD’de bir yılda 75 milyon günden fazla iş gücü kaybının nedeninin bu infeksiyon hastalığı olduğu saptanmıştır.

Epidemilere Etki Eden Etmenler

1. Toplumdaki bağışıklık düzeyi:

2. Kronik hastalıkların varlığı:

Özellikle bir pandemi sırasında, yaşlıların yanısıra kronik hastalığı olan bireylerde mortalite oranının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, zaman içinde, influenza salgınlarında bir dizi risk grubunun tanımlanmasına yol açmış; sonuçta astım, bronşit, amfizem, hatta tüberküloz gibi kronik akciğer hastalığı olanların yanısıra; iskemik kalp hastalığı olanlar, diabet veya kronik nefrit hastaları, Parkinson veya multipl skleroz gibi nörolojik hastalıkları olanlar, sirozlular, kanser hastaları, anemisi olanlar bu listede yer almışlardır. ABD ve İngiltere’de yapılan prospektif çalışmalar, salgınlarda kaybedilen olguların % 93- 95’inde yukarıda belirtilen hastalıkların en azından birine rastlanıldığını göstermiştir. Benzer şekilde, salgınlar sırasında kronik allerjisi ve astımı olanlarda komplikasyonların çok daha sık ortaya çıktığı, kistik fibrozislilerde ise akciğer sorunlarına daha fazla rastlanıldığı belirlenmiştir.

3. İmmün sistemin baskılanmasının etkisi:

Birçok çalışmada kanserliler veya transplantasyon yapılmış kişilerde, pnömoni ve gribe duyarlılığın artmış olduğu gösterilmiştir. Ayrıca sağlıklı bireylerde 1/32 titrede seropozitifliğin koruyucu etkisi saptanırken, immünosüpresif tedavi altındakilerde bu düzeydeki antikor varlığının yetersiz kaldığı kanıtlanmıştır. Benzer şekilde, immün sistemi baskılanmış erişkinlerin %65’inde, çocukların ise %20’sinde grip sonrası pnömoni geliştiği ve bu oranların kontrol grubuna kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu grupta ele alınması gereken HIV ile infekte bireylerdeki duyarlılık durumunu izleyen çalışma sayısı çok azdır ve sadece hastalığın daha ağır seyrettiğine dair bazı bulgular mevcuttur. Bu arada, immünosüprese hastaların, normal bireylere oranla daha uzun süre virusu yaydıkları; HIV pozitif çocuklarda bu sürenin dokuz haftaya yayılabildiği gösterilmiştir.

4. Gebeliğin duyarlığa etkisi:

Gebelik sırasında, influenza infeksiyonu nedeniyle hastaneye başvuru oranının; ayrıca ikinci ve üçüncü trimestrde infekte olanlarda ölüm oranının arttığı kabul ediliyor ise de, özellikle pandemi dönemleri dışında, böyle bir riskin yüksek olmadığı görülmektedir. Buna karşın, örneğin İngiltere’de 1989/90 yıllarındaki epidemi sürecinde mortalitenin yüksek olduğu bildirilmiş; ancak bu durumun gebelerdeki kronik kalp hastalıklarının varlığı ile ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür. İnfluenza viruslarının transplasental geçişleri konusunda kesin bir bulgu olduğu henüz mevcut değildir

5. İnfekte olanların yaşları:

Her ne kadar bir toplumdaki çocuk ve adolesan çağındakilerin gribe yakalanma oranları daha yüksek ise de, hastalığın özellikle yaşlılarda ölümcül seyrettiği görülmektedir. Ancak, bu durumun sadece yaşam süreci ile ilgili mi olduğu, yoksa yaşlılarda kronik hastalıkların görülme sıklığının fazla olmasının mı asıl neden olduğu tartışma konusudur. 1957 yılından başlayarak, ABD’de takip edilen üç ayrı salgında kaybedilen hastaların %90’dan fazlasını 65 yaş üstü gruptan kişiler oluşturmaktadır; aynı ülkede mortalite oranlarına bakıldığında ise 1-4 yaşlarındaki çocuklarda 100,000’de 1.8 olan düzey, 45-64 yaş grubunda 7’ye; 65-74 yaş grubunda ise 25’e yükselmektedir.

6. Sigara içme alışkanlığı:

Bu alışkanlığın gribe yakalanma açısından bir risk faktörü olduğu kabul edilir. İsrail askerleri arasında yapılan bir çalışmada, influenza salgını sırasında, sigara içmeyenlere oranla içenlerin hastalığa yakalanma açısından daha büyük risk taşıdıkları belirlenmiştir (%47 ve %68); ayrıca sigara kullananlarda hastalık belirtileri daha şiddetli olmaktadır.

Referanslar

1. Kamuran Şanlı İnfluenza Virüsü ve Domuz Gribi JOPP Derg 2(1):4-12, 2010

2. Artuk Ç. İnfluenza viruslar. Temel ve Klinik Mikrobiyoloji. Ustaçelebi Ş. (ed.) 1999 Eylül:919-35. 3. Aktaş F. Orthomyxovirus ailesi (İnfluenza virus). İnfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji 2. Wilke A. Söyletir G, Doğanay G (ed.), 2002;(2);1274-1282

4. Centers for Disease Control and Prevention. Prevention and control of influenza: recommendations of the Advisory Commite ein immunization Practiees (ACIP). MM WR Morb Mortal Wkly Rep 1998; 47(RR-6):1.

5. http://www.ars.usda.gov/2009H1N1/Çocuk ve Erişkinlerde İnfluenza A ve B virus antikor seroperavalansının araştırılması Mikrobiyoloji Bülteni 1998; 32:329.

6. Yener ŞO. Pandemik influenza (Domuz Gribi) sunumu Ulusal Kan Merkezleri Transfüzyon Tıbbı Kursu (XII) 5 Ekim 2009.

7. Badur S. Pandemik H1N1 gribi toplantılarından çıkan sonuçlar, Türkiye Klinikleri Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği, 21 Ekim 2009.

8. Badur S. Influenza İnfeksiyonlarının epidemiyolojisi. Çocuk Enfeksiyon Derneği 2007; 1(Özel Sayı 1:56-60.

 9. Aktaş F. Soğuk algınlığı ve influenza. İnfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji, 1. Wilke A. Söyletir G, Doğanay G (ed.), 2002; 1:465-

10.http://www.who.int/csr/disease/swineflu/assess/disease_swineflu_assess_20090511/en/index.html

11.http://www.saglik. gov.tr

12. American Academy of Pediatrics. Influenza. In: Pickering LK, ed Red Book 2003 Report of the Commite on Infectionus Diseases. 26th Ed. Elk Grove Village IL: American Acamedy of Pediatrics; 2003; 382-91.

13. Kurugöl Z. Pandemik influenza aşıları, Türkiye Klinikleri Pediatri Dergisi (Journal of Pediatrics) Editöre mektup 2009; 18(4):358-60.

14. Chowell G, Viboud C, Wang X, Bertozzi SM, Miller MA. Adaptive vaccination strategies to mitigate pandemic influenza: Mexico as a case study.PLoS One. 2009 Dec 3;4(12):e8164. PMID: 19997603 [PubMed - in process]

15. Committee on Infectious Diseases Prevention of Influenza: Recommendations for Influenza Immunization of Children, 2008-2009 PEDIATRICS November 2008; 122(5):1135-41.

16. Can Çalışkan S, Çelebi S, Hacımustafaoğlu M. Bursa’da influenza virus enfeksiyonlarının değerlendirilmesi, 4. Ulusal Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi, Özet kitabı İstanbul (2005);267-77

17. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği: Çocuklarda Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları Çalışma Grubu Raporu, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Yayınları, İstanbul 2002: 1-17.

18. Cox NJ, Kawaoka Y. Orthomyxoviruses: Influenza. İçinde Mahy BWJ, Collier L,editors. Topley and Wilson’s Microbiology and Microbial Infections. New York: Oxford University Pres: 1998. pp. 385-433

19. WHO: Report on Global Surveillance of Epidemic-prone Infectious Diseases http://www.who.int/csr/resources/publications/surveillance/Influenza.pdf

20. Kuszewski K, Brydak L. The epidemiology and history of influenza . Biomed Pharmacother 2000.8. 54(4); 188-95,

21. Wright PF, Webster RG: Orthomyxoviruses: Fields virology. Fields BN, Knipe DM, Howley PM (eds). 4rd edition. Philadelphia, PA: Lippincott, 2001; 1487-581.

22. Nicholson KG, Wood JM, Zambon M. influenza. Lancet ,2003; 362:1733-4523.

23. Dolin R. Influenza In: Fauci AS, Martın JB, Braunwald E et al (eds) Harrison’s Principles of Internal Medicine. New York, McGraw Hill Companies; 1998; 1112.